Ahmet Çelik – Kaşıkçı Ali Rıza Efendi’nin Konya Şiirleri

Ahmet Çelik – Kaşıkçı Ali Rıza Efendi’nin Konya Şiirleri

1883’de Konya’nın Hadim ilçesine bağlı Alata (Balcılar) köyünde doğdu. Babası Abdülkerim Efendi’dir. Annesi Fatma Hanım’dır. İlk eğitimini köyünde Mustafa Efendi’den aldı. Hadim’de bir müddet okuduktan sonra 18 yaşında Konya’ya geldi. Konya’da Yalvaçlı Ömer Efendi’nin derslerine devam ederek icazet aldı. Tahsiline devam ederken köyde tahta kaşık yapan Seydişehir’de Seyyid Harun türbedarı Mudanyalı Hacı Abdullah Efendi’den kaşıkçılık sanatını öğrendi. Ömrü boyunca bu sanatla meşgul olarak çoluk çocuğunun rızkını da bu yolda sağladı. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Alata’ya dönerek eğitim öğretim faaliyetlerinde bulundu. Tekrar Konya’ya dönem Kaşıkçı Ali Rıza Efendi uzun yıllar Ahmed Dede mahallesinde imam ve hatiplik etti. Ali Rıza Efendi Konya’da evlendi; 4 erkek ve bir kızı oldu. Çocukları; Abdullah Efendi (Hattat), Mustafa Runyun (eski milletvekili), İbrahim, Ahmet Muhtar ve Nesibe Hanım’dır. Önce Seydişehirli Bostanzade adında bir Nakşî şeyhinin müridi oldu. Kırk yaşında iken çıktığı İstanbul yolculuğunda Şeyh Es’ad Erbili ile karşılaşıp ona bağlandı. Seyr-u sülükünu Şeyh Esad Erbili’den tamamladı. Ali Rıza Efendi Şeyh Esad Erbili’nin Konya halifelerindendi. Ali Rıza Efendi’nin Şeyh Esad Efendi nezdinde, büyük değeri ve itibarı vardı. Konya’da tasavvufi irşad faaliyetlerine başlayan Ali Rıza Efendi Konya ile birlikte Hadim, Alata, Çetmi, Bolay, Avşar, Aladağ köyleri ve Başyayla başta olmak üzere Ermenek civarında müritler edindi. Kaşıkçı Ali Rıza Efendi, Menemen hâdisesinden sonra tutuklanıp birkaç ay hapiste yattı. 1935’de bütün ailesini alarak Şam’a hicret etti.  Bir sene Şam’da oturduktan sonra Medine’ye yerleşti. Medine’de yaşadığı süre içinde yaptığı kaşıkları Hac mevsiminde satarak geçimini sağladı. Ali Rıza Efendi, âşık ve cezbeli bir zat idi. Meclislerde Kuran-ı Kerim yahut kasideler okunurken ağlar, cezbelenirdi. Şair olan Ali Rıza Efendi kaşık yaparken yanında daima kalem kâğıt bulundurur, ilham geldiği zaman şiirlerini kayda geçirirdi. Medine’ye geldikten sonra Kuran-ı Kerim’i ezberleyerek hafız oldu. O derecede ki, hatim ile teravih kıldıracak kadar hıfzını ilerletti. Yurtdışına çıktıktan sonra ara sıra köyü Alata’ya gelir çeşitli sohbetlerde bulunurdu. Kaşıkçı Ali Rıza Efendi, 18 Ocak 1969 tarihinde Medine’de vefat etti. Baki kabristanına defin edildi. Eserleri şunlardır:

1. Dîvân-ı Rızâ-Necâti Yevmi’l-Haşri Ve’l-Cezâ,
2. Gülzar-ı Medine,
3. İlticaname-i Rızaiyye,
4. İmdâdü’l-Mü’minîn Akâ’idi’l-Müslimîn,
5. Necâtü’l-Mü’minin Min Ehâdîsi’l-Erbain,
6. Rahmet Damlaları

Kaşıkçı Ali Rıza Efendi’nin Osmanlıca olarak kaleme aldığı “Divan-ı Rıza” adlı eserinde Konya ile ilgili olarak:  “İş bu bahirde Konya şehri hakkında söylemiş olduğum bir tuluatı fakiranemdir” diyerek yazdığı iki şiir bir Allah dostunun gönül dünyasından kopup gelen duyguları yansıtması açısından oldukça önemlidir.

I.ŞİİR(KONYA)

Nezd-i Hak’ta gâlibâ makbûl duâsı Konya’nın,
Pes ânun çün çoktur ihvân-ı safâsı Konya’nın.

Çokdurur tullâb-ı ilmi hem meârif menba’ı,
Çünki Mevlanay-ı Rumi’dir ziyâsı Konya’nın.

Hem de âlemgîr âlimdir o fazlı Konevi,
Ruhu Rahman’dan gelir bu incilâsı Konya’nın.

Hûn o âsar-ı atikasın gören hayrân olur,
Gör Alâüddîn ile Sahip Ata’sın Konya’nın.

“Var misli gez dünyâyı seyreyle” dirler Konya’yı,
Söylemekle baş mı olur medh ü senâsı
Konya’nın

Nûr saçılmış tâ ezelden taşına toprağına,
Pür edeptir hilkat-ı şehri kazası Konya’nın.

Hâk yolunda cân fedâ âşıkları sâdıkları,
Bâb-ı Rahmân’dır demâdem ilticâsı Konya’nın.

Çehresi pür-nûr olur âlimleri gayet mehîb,
Hâk içun tedrîs ederler ulemâsı Konya’nın.

Ta ezelden aşk-ı Hâk ile kurulmuş binâsı,
Evliyânın merkezi arz u semâsı Konya’nın.

Bi-aded tekke, medâris, vakfı var Allâh için,
Zikr-i sübhân ile başlanmış binâsı Konya’nın.

Rahmet olsun bî-şumâr eslâfına, ahlâfına,
İlmi çok, hafızı çok, budur şifâsı Konya’nın.

Münkerâtı nehy iderler emr-i bi’l-ma’rûfla,
Bu sebeble bâğ-ı cennettir çezâsı Konya’nın.

Hak bilub Allah’ını Peygamberi’ni candan sever,
Çok diyânet ehlidir şâh u gedâsı Konya’nın.

Varsa da bazen içinde şerre meyyâl kimseler,
Yine dindârdır aransa sufehâsı Konya’nın.

Bak lübâb doldurur camileri genç safları,
Cümle dindârdır bütün gencü kocası Konya’nın.

Bir münevver râh-ı rûşen cadde tâkib eylemiş,
Sad-hezâr eşrâra ğâlib sulehâsı Konya’nın.

Toprağı gâyet mübârek kân ekilse cân biter,
Âlemi besler ekilse hep ovası Konya’nın.

Gerçi ekle şürbe dair, nimeti çok bolsa da,
Feyz-i Hâk ezkâr-ı Mevlâ’dır gıdası Konya’nın.

Çok güzel yer memlekettir anlamaz dıştan
bakan,
Nefhâ-ı Rahmân saçar Merâm havası Konya’nın.

Subha dek bâd-ı Gadâvet esdirir bağ-ı Merâm,
Andırır cennet bağın bâd-ı sabâsı Konya’nın.

Pür edep hem hoş melahat yüzleri huri misal,
Ehl-i perde, ehl-i namustur nisâsı Konya’nın.

Tuhfeler irsâl ider, hem her zaman imdâd ider,
Bu Medine’den Muhammed Mustafa’sı
Konya’nın.

Biz bu feyzi, aşkı, nûru andan aldık tâ ezel,
Bu Rızaî tâ ezelden âşinâsı Konya’nın.

 

II. ŞİİR (KONYA)

Gelin misli şirin ol Konya şehri,
Belalardan emîn ol Konya şehri,
Devam itsün cemaatin imamın,
Şerâfet bergüzin ol Konya şehri.

Sana benden duâ ey nurlı Konya,
Zelâzil görme hem âfât-ı dünya,
Çoğalsın ni’metin tâ misli derya,
Karargîr ol, sekîn ol, Konya şehri.

Sen ol meskeni efâzil kirâma,
Yetiştir, hem iriştir hüsn-i hâle,
Hakk’ın lütfi ile nur-i cemâle,
Cinân icre karîn ol Konya şehri.

Noras Dağı gibi âlî bülend ol,
Olasın Hazret-i Hak yanda makbûl,
Temiz tut kendini cennâta yol bul,
Meserretli zemîn ol Konya şehri.
Sana hiç değmesin dest-i haramî,
Bulasın Hak katında ihtiramı,
Ola makbûl bütün hâss-ı avamı,
Ki, her yerden şirîn ol Konya şehri.

Hezârân-ı evliya var sende gizli,
Yetişmiş sende çok âlim değerli,
Ki gâyet müşfika bir ana misli,
Ki şefkatte cenîn ol Konya şehri.

Şu âlimlerdi dünyânın çerâğı,
Boşaldı şimdi o ilmin konağı,
Mazaallâh kesilirse ayağı,
Hemen ağla, hazin ol Konya şehri.

Açıldı yol bize senden bu yâre,
Ki mecbûr olmuşuz terk-i diyâre,
Bulursak vuslat-ı Mevlâ’ya çâre,
Disünler âferin ey Konya şehri.

Tevessül eyle esbâb-ı necâta,
Ulaşmak çün makâmı âliyyâta,
Karârgâh-ı mekân-ı evliyâda,
Serilsün minderin ey Konya şehri.

Seni bir belde-i mahrûse subhân,
İdüb uzanmaya hîç dest-i düşman,
Kadın erkek sana kim olsa iskân,
Ânâ hüsn-i hasîn ol Konya şehri.

Alınma bir zamân topdan tüfekten,
Şeci’ ol korkma hiç kurttan köpekten,
Temiz tut kendini haydut köçekten,
Diyânette metîn ol Konya şehri.

Sekîm olma, aman aldatma halkı,
Demâdem müstekîm ol nûra balkı,
Bırak Hakk’a çalış belvay-ı bârkı,
Ki gâyet sâfî dîn ol Konya şehri.

Diyânet ehlinin payinda hâki ol,
Huzûr-u hazrete geldikte pâk ol,
Sana hiç bir fenâlık bulmasın yol,
Şîn olma harf-i sîn ol Konya şehri.

O Mevlânâ gibi ilm ve hikemde,
Sebâhat it Rızai bahriyemde,
Yağân yağmûr gibi bahr-i keremde,
Sehâvette derin ol Konya şehri.

 

KAYNAKLAR:
– Ali Ulvi Kurucu, Hatıralar, (Hazırlayanlar:Ertuğrul Düzdağ),İstanbul,2007 cilt 1 sayfa:272-295
– Hacı Ali Demirlek, Kaşıkçı Ali Rıza Efendi, Balcılar Dergisi Haziran 2009 sayfa 9-11
– Kaşıkçı Ali Rıza Efendi, Divan-ı Rıza en-Necatü’l-Haşri ve’l-Ceza,Sayfa 302-305
– Kaşıkçı Ali Rıza, 40 Hadis, (Hazırlayanlar:Mahmut Kanık-Fatma Z. Kavukçu),Ankara,2006 sayfa 29-53A
– Kaşıkçı Ali Rıza,Rahmet Damlaları,İstanbul,1969.sayfa 5-287
– Mehmet Ali Uz, Konya Alim ve Velileri,Konya,2004 sayfa:530-532

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>