Müzik

Alişan Demirci – Kamilya Jubran

Alişan Demirci – Kamilya Jubran

Kamilya Jubran 1963 Filistin köyü Celile doğumlu. Babası Elias Jubran udî ve müzik öğretmeni. Rum kökenli Ortodoks bir aile. Kamilya dört yaşından itibaren kanun ve udu, klasik Arap ve Mısır müziği repertu­varını öğrenmeye başladı. Henüz 19 yaşında iken Sabreen grubuna katıldı ve yirmi yıl boyunca 1982’den 2002 yılına kadar bu grupla çalıştı.

Sabreen grubu geleneksel ola­nı günümüz çalgılarıyla icra ediyor ve şarkı sözlerinde şiddet söylemle­rinden özellikle kaçınıyor. Kudüs’te; direnişin, özgürlük için mücadele­nin, ümidin, barışın, Filistin’in, mo­dern bir karşı koyuşun müzik alanın­daki en büyük temsilcilerinden olan grup, sözlerini özenle seçiyor; “sa­vaş”, “taş”, “asker” gibi sözcükler­den kaçınıyor. Grubun şarkıcısı Ka­milya, Mahmud Derviş, Fadva Tu­kan gibi Filistinli şairlerin şiirlerini alıyor. 2003’te kanserden ölen genç şair ve romancı Hüseyin el-Bargusi de gruba eşlik edenlerden biri. Grup 1989’da çocuklar ve amatör yetişkin­ler için sanat eğitimi derneği kuruyor. 1994’te Oslo antlaşmasının imzalan­masıyla oluşan iyimser hava içinde “İşte güvercin zamanı” (Here come the doves) albümünü çıkarıyorlar. Sabreen, ilk İsrail Filistin ortak ya­pımı olan Roméo ve Juliette eşliğin­de Fransa’da konser veriyor. Sonraki yıllarda Kamilya Jubran Filistin top­raklarındaki çocuklar için müzikli ta­til kampları düzenlemiş. “Herkes için müzik” adını verdiği etkinlikler geliş­tirmiş.

Ancak bu proje, başbakan Rabin’in öldürülmesin­den sonra, çıkmaza girmiş.

2002 yılından bu yana kendi başına hareket eden Kamilya çeşitli sanatçılarla uluslararası konserler vermek­te, festivallere iştirak etmekte ve turnelere katılmaktadır.

Edindiğim izlenimlere göre Kamilya bu işi gerçek­ten sevdiği için yapıyor. Şan, şöhret, para gibi maddi bir­takım kaygılarla bu işi yapmıyor. Yaptığı müziklere ve bir­likte konser verdiği müzisyenlere bakıldığında aslında üst düzey bir müzik yaptığı söylenebilir. Sadece ilgililerin, bu anlamda dertleri olan birtakım duyarlı dinleyicilerin ön sı­ralarda olduğu bir dinleyici kitlesine sahip olduğunu dü­şünüyorum. 20 yıl Filistin’in direnişine destek veren bir müzik grubunun, protest müzik popülaritesinde arka sıra­larda kalmasını başka bir şekilde izah edemiyorum. Sanı­rım dünya şiddet içeren ya da şiddete, zulme karşı sert ta­vırlar koyan sanatçıları daha çok öne çıkarıyor. Bir de Ka­milya, İsrail pasaportuna sahip olduğu için bazı Ortadoğu ülkelerine giriş yapamıyor. Dolayısıyla mesela Beyrut’ta Kamilya Jubran konseri dinleyemeyeceğiz.

Saçlarına aklar düşmüş Kamilya’nın sesinde sanki yılların yankısı var. Üzerinde bir tişört ya da gömlek ama mutlaka siyah renk. Ve elinde ud. İnanılmaz sade bir ka­dın ama lirik bir ses. Şarkıları dinlerken içimde bir ümit yeşeriyor, farklı bir manevi haz alıyorum fakat bütün bun­lar kahırlı bir ruh hali içinde gerçekleşiyor. Çünkü ses saç­ları beyazlamış bir kadından geliyor. Gerçi babası Elias, Kamilya’nın şarkılarını dinlemek istememiş ama Ümmü Gülsüm’den söyleyince “İşte müzik bu” demiş. Ümmü Gülsüm’ü yazmak ise çok zor görünüyor benim için.

Albümlere gelince; Sabreen grubunun Smoke of the Volcanoes (1984), Death of the Prophet (1987), Here Come the Doves (1994), Al Fein (2000), Maz’ooj (2002) ve Al Zeir Salem (2003) ulaşabildiğim albümleri. Kamil­ya Jubran’ın ise; Wameedd (2006-Werner Hasler ile bera­ber), Makan (2009) ve Wanabni (2010-Werner Hasler ile beraber) olmak üzere üç albümü bulunmakta.

Kamilya’nın, bu güçlü ve içli sesin mesajı çok basit: “Bu halk, bu kültür, bu tarih, yok edilmek istense de ye­rinde kalacak!”

Smoke of the Volcanoes albümünde yer alan Mah­mud Derviş şiirinin çevirisi ile bitirelim:

İnsana Dair

Ağzına zincirler vurdular
Ölüler kayasına bağladılar ellerini
Sen bir katilsin dediler
Yemeğini elbiselerini ve bayraklarını aldılar
Ölüler zindanına attılar onu
Sen bir hırsızsın dediler
Bütün limanlardan kovdular onu
Küçük sevgilisini aldılar
Sen bir mültecisin dediler
Ey gözleri ve avuçları kanayan
Elbet bitecek gece
Ne tutuk odası kalacak
Ne zincirlerin halkaları
Neron öldü ama ölmedi Roma
Gözleriyle çarpışıyor
Bir başağın taneleri kurusa da
Vadiyi başaklar dolduracak yakında

(Mütercim: İbrahim Demirci)

Etiketler
Devamı

Alişan Demirci

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker