Müzik

Alişan Demirci – Nassima Chabane

Alişan Demirci – Nassima Chabane

Nassima Chabane, (asıl adı Nasıra Şaban) 1959 yılında Şrea dağının eteğinde kurulu ve Cezayir’e 50 km uzaklıktaki“güller şehri” denilen Blida’da doğdu. Blida, Endülüs geleneğinin yoğun olduğu hatta Endülüslülerin kurduğu bir yerleşim yeri. Dünyada Nassima olarak tanınsa da ben Nesime demeyi tercih edeceğim.

Nesime kelime olarak hafif rüzgâr ya da esinti olarak çevriliyor. Fakat sanatçı yaptığı müzikle hiç de hafif olmadığını gösteriyor. Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi kültürlerinin uyum içinde yaşandığı Endülüs-Arap geleneğinin beşiğinde büyümüş olan Nesime; bu kültürün günümüzdeki elçilerindendir. Mitolojik Endülüs şiir ve müziğini devam ettirmiştir.
Nesime 7 yaşında konservatuara başlamış; Hacı Mecbar’dan (El Hadj Medjbeur) çalgı tekniklerini, Dahman bin Aşur’dan (Dahmane Benachour) klasik “nevbe” sanatını öğrenmiş.
Bu dersler sonucu ve üstün yeteneği sayesinde 1932 yılında kurulmuş olan El-Vidadiye (Al-Widadia) topluluğunun solistliğine yükselmiştir. Büyük üstadlar Muhammed Bencergura (Muhamed Benguergura), Sadık Becavi (Sadek Bejaoui) ve Hacı Hamidu Ceydir (El Hady Hamidou Djaidir) bu yolda Nesime’ye destek olmuşlardır.

1979 yılında Cezayir Devlet Televizyonu (RTA) ile yaptığı Endülüs Arap müziği antolojileri ile iyice tanındı. 1984 yılında Cezayir Senfoni Orkestrasına eşlik etti. Nevbe Zidan icrasına eşlik eden ilk kadın ses olan Nesime; Prof. Bradaui öncülüğündeki orkestrada yer aldı.

Bu mesleki kariyer sonucu beş kıtada sahnelere çıkmayı başarmış bir sanatçı Nesime. Cezayir Devlet Başkanlığı nezdinde ülkenin en büyük nişanını almıştır. 1987-1994 yıllarında müziğini bir dizi televizyon programıyla geniş kitlelere iletme fırsatı bulmuştur.

1994 yılından itibaren Fransa’ya yerleşen Nesime, sanatının Avrupa ile buluşması için çaba gösterdi. 200 yılında Paris Şehir Tiyatrosu’nda ve ilerleyen yıllarda birçok görkemli konserler vermiştir. En önemlilerinden birisi de Unesco ve Cezayir Filarmoni orkestrası eşliğinde Sorbon’un amfi tiyatrosundaki konserdir.
Avrupa’nın hemen her yerinden, İsveç’ten İspanya’ya, Arap ülkelerinden Amerika’ya sayısız konserlere imza atmış sanatçı için Endülüs müziğinin dünyadaki en önemli temsilcisi denilebilir. Şarkı sözlerini, şiirleri İbn Arabi gibi, Ahmet el Alavi gibi –kendi deyimiyle- mürşidlerden seçen Nesime bu yönüyle de çok önemlidir.
Nesime üç çocuk sahibi olup çocukları da kendisi gibi müzik ile ilgilenmektedirler.
Nesimenin 5 albümü var. Des racines et des chants (2011), Algérie – rondes, comptines et berceuses (2007), Voie soufie, voix d’amour (2006), Musique Andalouse d’Alger (2003), Musique citadine Algerienne (1998).

Nesime bildiğim kadarı ile Türkiye’de ilk defa 25 Mayıs 2010 tarihinde 2. Mistik Sanat Festivali kapsamında Aya İrini’de bir konser verdi. Hoş, programda sadece 1,5 saat süresi olduğu için 8 şarkısını seslendirebilen sanatçıdan iki program sonra Yasmin Levy gibi basın popüleri bir sanatçı geleceği için biraz garip bir program oldu. Nesime’yi müstakil bir konserde dinlemeyi bu yüzden arzuluyorum.

Bu arada Mistik Sanat Festivali’nin internet sitesinde ve broşürlerinde yer alan konser bilgisinde “1984 yılında Nouba Zidane yönetiminde Cezayir Senfoni Orkestrası eşliğinde, Profesör Bradaui tarafından bir araya getirilmiş Arap müziğinin uluslararası sesleri ile birlikte çalacaktı.” cümlesi geçiyor. Yukarıda bahsettiğim Nevbe Zidan Endülüs geleneğinden gelen bir müzik türü. Müzik türü diyorum ama kadim Endülüs geleneğinden gelen müthiş bir musıki bilgisi. Ama festivali düzenleyen ekip işini ciddi yapmadığı için, “Nouba Zidane yönetiminde” diyebiliyor!

Nesime mutlaka dinlenilmesi ve mümkünse canlı dinlenilmesi gereken müthiş bir ses.

Etiketler
Devamı

Alişan Demirci

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker