Öykü

Aykut Ertuğrul – Duvar

Aykut Ertuğrul – Duvar

Cemal Şakar’a

Yetimhanenin harap duvarları arasında sessizce oturuyor. Artık ne bekçiler var duvarları koruyan, ne de Şam sokaklarının eski davetkâr ışıltısı…

Geceleri yıldızlar dökülüyor Şâm-ı Şerifin üzerine; her yan yanıp yıkılıyor. Yangınların aydınlığından gökler yarılıyor.

Gündüzler zulmün karanlığında boğuluyor. Abdullah’ın başının üzerinde tanıdık bir esinti… Cebrail’in göğü kaplayan kanatlarının hışırtısı. Yanında ikinci bir melek daha.

Abdullah minik yumruklarını sıkıyor, dişlerini gıcırdatarak başını öte yana çeviriyor; gözyaşları görünsün istemiyor belli ki.

-Neden böyle oluyor diyor gözlerini üzerlerine doğru gelen jetin alevli ışıklarına dikerek.

Uçaksavar sesleri cevap veriyor çocuğa; jet yaklaşıyor, yaklaşıyor… Abdullah sağ elini sinek yakalar gibi sallıyor göğe doğru. Jet diğer yana manevra yapıyor, Abdullah bir daha deniyor, jet yine kaçıyor. Sonunda Cebrail’in bembeyaz kanadına çarpıp havada infilak ediyor.

-Keşke onlarca, binlerce kanatlarım olsa; bir şimşek gibi çaksam şehrin üzerine; gök yıldızları tutsa, yer karanlığı yutsa.

-Yapabilirsin, diyor Mikail. Cebrail o sırada eğilip yetimin kulağına bir şeyler fısıldıyor.

Yağmur sonrası hava serinlemiş.

Duvarın yıkıntısında uyuyakalmış yine. Mahcup bir mutlulukla geriniyor.

Ayağa kalkıp üzerini silkeliyor. Diğer yetimlerin yanına dönecek. Hemşire her yerde onu arıyordur.

Göğe bakıyor, masmavi gökyüzünde Cebrail’in kanat izleri.

 

Etiketler
Devamı

Aykut Ertuğrul

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı