Betül Aydın – Ağustos Kanatmanı

Betül Aydın – Ağustos Kanatmanı

uçurumlu bir pazar yeri alkışlıyor
uçurtması poşetten çocukları
ve sallantılı bir kucak gibi iki ağacım hamak
yine gel ağustos kanatmanı
göğsümde toplanmış bir çuval çürük sebze olacak
oradan geçen karıncalara büyük birer altın ayak
basması asfalttan daha tak tak
gül koparıyor jandarma
imdat eden bakışlı birde toprak
en ikiye atlanmaz boydan azalarak
meğerse
harmanisine güneş döken çöl kumunun yeşilliğe sürülmüş atlarıymışım
kişneyerek davul dur kışa çalınan bir alınlık çamur
burnum kaplumbağa sırtında
çivisi çıkık bir yanaksa
gözlerimi içime çekerim
akmaktan siyah
daha kara Çek eteğini
doğmadı dağlardan yirmi dört altın çırak
sonra mı minare dikiliyor üstüme
yaması ağır geliptir yıkılıyor
yerime pazar günlerinden sıcak ağustoslar böcekleniyor
güzellik çürük sebze uykusundan uyanıyor
boğazıma düşürülmüş surattan ense kökümü boyluyorum
çok tırmıklı bir ağaç sanki sanki sığınak
poşetlere sarılmış ayak görmekten kaçtık
hâlâ çınlıyor orta kulak karıncaları
dil bilmeyen ebemin kuşağındaki hançere
sardım toprağa yazdığım kağıdı
üstelik elimdeki kurşun kalemleri sıkmam
sıkıldığım kadar yavaş ayaklarımdan.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>