Betül Aydın – Kırıntı

Betül Aydın – Kırıntı

kırmızı kiremitlerden bahsetme şimdi
gün olmuş sarı karanlık
diş gıcırtılarımda sallanıyor yarasa ayakları
uçuyor bir tepeden topraklar
ben topraklarıma en son ne zaman
ayak bastım zaman
zaman ayaklarıma çarmıh
çar ikinci nikola’ymış eteğinde uçurtma taşıyan
vişneli rüyalarımda ekmek kırıntısı toplayan çocuklara uyurum ben ya
senin her kırıntını
gölgelerime taşıyan suratından bir gün daha uyusam
yumuşak bir gövde indirilse avucuma
çamurdan heykeller tırmandırsam siyaha
yüzüm kusura baksa sabaha karşı
yorganı yırtıp uzaklaşsa göz kapaklarım
göz kapakların aç bir
aç bir karganın gagasına
gak gak gak
unutulmayan yüzüne bir hatırlayış daha eklemek
bıçağın ucunda duran karıncaya selam
yuvası kırgın kirpiklerinle kaplı oysa
koşan atın yırtması toprağı
yırtması kadın ağzını
duraklarının
yüzünü sevdiğim hayvanlarla çizmek
içme suyundan kargalar ötmesi sessizliğin
kumbarama ayak kussan
elleri kurşunlamaktan yoruldum
dedim tam
bir sabaha köyden geldim
kuşlar anladığımız havadan çalmazlar elbette
mızıkamla çizgi film
küçüklüğünden yürüyorum tepebaşına
sinirli dudakların avuç içim kadar
hayat çizgim kadar bu
kısa
“kırıntı çizgin” diyordu pierrot le fou

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>