Dosyaİbrahim Demirci Dosyası

Beyza Nur Demirci – Babam, Ben ve Edebiyat

Beyza Nur Demirci – Babam, Ben ve Edebiyat

Henüz küçüktüm. Oyunlar oynardım dışarıda. Babam güneşi koklardı saçlarımda. Bense o anlarda biraz utangaç, biraz mutlu olurdum.

Henüz küçüktüm. Oyunlar oynardım dışarıda. Şiirler yazardım kendi halimde. Çocuk şiirleriydi onlar, ilk “Pembe Çiçek”ti yazdığım şiir. Babama şiir yazma isteğimi dillendirince, hemen oracıkta, saksıdaki çiçeğin şiirini yazmamı önermişti. Zaten hep öyle yapardı, hemen o an ve o yerde gösterirdi aradığımı. Eğer bir kompozisyonu yazamıyorsam yazamayışımı yazmamı önerirdi. Bu, Türkçe derslerinde işime yaramış, yazamayışımı yazıp durmuştum birçok kere. Şiiri yazıp göstermiştim, beğenmiş, sonunu düzeltip ekleme yapmıştı. O, aslında babamla ikimizin şiiriydi, gene de sanki sadece ben yazmışım gibi okumuştum öğretmenime. Babam yazmamı çok da teşvik etmezdi aslında, her zaman hayat daha öndeydi onun için. Daha doğrusu sanırım babam yazı yazmayı abartmama ya da “kutsamama” karşıydı. Ben bir şeyler yazıp gösterirsem eleştirirdi. Babam yazdığımı beğenirse ben dünyanın en özgüvenli çocuğu olurdum. Kardeşim, sonrasında yazdığım “Kardan Adam” şiiri ile ne kadar dalga geçerse geçsin, ben yazdığımdan öylesine emindim.

Henüz küçüktüm. Oyunlar oynardım dışarıda. Babam ve ben ve şiir ve edebiyat öyle iç içeydik. Babam şiirler yazardı o zaman. Babam, yeni yazdığı şiiri okuttururdu bana, her şey susar ve benim sesimden babamın şiiri yükselirdi. Babam hep şiir yazsındı, ben de hep onun şiirlerini okuyaydım, hayat öyle güzeldi. Şiir bir yana dilbilgisi de en sevdiğim alanlardandı. Yapım ekleri, noktalama işaretleri, kaynaştırma harfleri, kelimeler, cümleler, en sevdiğim şeylerdendi. Kelimelerin köklerini, eklerini didiklemek babamla yaptığım zevkli ve öğretici işlerdendi. Babama onları sorar, cevaplarını alırdım, bazen de cevaplarını birlikte arardık. Babam bilmemiş olmaktan hiçbir zaman gocunmayıp her an öğrenmeye açıktı. Bir şey olmak, bir şey ortaya koymak için öğreniyor değildir babam. Öğrenmek, onun için o kadar doğal bir durumdur ki yaşamın içinde sürekli ve kendiliğindendir.

Henüz küçüktüm. Oyunlar oynardım dışarıda. Ama evde “bisürü” kitabımız vardı. Ne deli gibi kitap okurdum, ne de uzağındaydım kitapların. Babam hep okur, az konuşurdu. -hala da öyle- Babam bana bir şeyler okusun, anlatsın, benimle bir şeyler paylaşsın, ben de öğreneyim isterdim. – hala da öyle- Onun önerdiği kitapları okumak benim için anlamlıydı. O, bir kitap için olumsuz bir şey söylemişse o kitap -maalesef- benim için okunmazlar listesine girerdi. Babama, yaptığı işlerde yardımcı olmak da mutluluk vericiydi. Onun için Türkçe, Arapça sözlükleri gidip getirmek, bazen de sözlüğün içinden kelimeyi bulup onun anlamını okumak. Ya da herhangi bir kitabı o “bisürü” kitabın arasında aramak, aramak. Bu, sık karşılaştığımız bir durumdu. Babam, kitabın ve yazarının adını sonra yayınevi ile kitabın ebadı ve rengini söyler, biz de o kitabı aramaya koyulurduk. Bir kitabı arayıp bulmakta en başarılımızsa annemdi.

Zor kabul etsem de sanırım artık büyüdüm. Artık başka şehirdeyim, babam şuan şiir yazmıyorsa da birçok şey babam için aynı şekilde devam ediyor. Ben de babamla yaşadığım bunlar ve bunların dışındaki birçok yaşanmışlığı özlüyorum. En çok da babamın yazdığı şiirleri okumayı özlüyorum.

Bundan kaç yıl önce yazmıştım bu yazıyı. Şimdilerde babamla tekrar bir aradayım ve bizim için birçok şey aynı. Babam, okuyup susan bir adam. Okumak dedimse kitap, gazete değil yalnızca, o hayatı da okuyarak yaşayan bir adam. Gene de sanırım en çok kelimeler ve cümleler hayatımızda. Babam sayesinde gündelik hayatımızda en çok onlar hakkında konuşuyor, tartışıyor, düşünüyor ve en eğlencelisi onlarla oynuyoruz. Babam aynı zamanda çocuk tarafını hiç yitirmemiş bir adam. Bu, onu hep mütevazı kılıyor, hep öğrenmeye aç-ık- kılıyor, hep samimi kılıyor, hep değer verdiğimiz şeylere değer vermez kılıyor. Bunların daha çok farkında olarak babamın okuyup susmalarına eşlik etmeye çabalıyorum. Babamla ilgili daha birçok şey diyebileceğimden, ne kadar yazsam eksik kalacağını bildiğimden artık susuyorum.

Etiketler
Devamı

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı