Emre Öztürk – Olakılındık Her Hicrete

Emre Öztürk – Olakılındık Her Hicrete

bir kartopu gibi sıkı tutuyorum seni içimde
gel düşüp çığ olalım
denizler kaynatılırken odamız su almaya başlamışken
kuşlar kara günlerini savuştururken bi ofisin üzerinde
geçerek chevroletin homurdayarak
navigasyon mezarlarında zikreden silecekleriyle
ve
ev
kapısı turnikeleşmiş bir ev görünce ben
sayaca benzeyen bir okul
kumandada gözyaşlarını unutulmuş pilin
rahmine beton dökülmüş su armatürlü
parfümeriyle evcilleşirken biri
can yeleği ararım etraftan elimde top top kar

atıp kendimi derin dondurucuya
bir koku gibi uyutuyorum seni içimde
düşmeyi göze alamayan bir dağ taşı gibi
üzerinde sıcak su torbasıyla
çayımız sade olsun veya orta

bir saltanat, bir bıçak görünce ben
bir masat olduğun gelir aklıma
yaralarına söz geçiremeyen bir çakı olarak
saklandığım kendimden açılıp sarılsam saa
keskin bir şekilde sıyrılıp hehey diyerek
keşke fildişinden, boynuzdan sapım olsa
protez olsa bile ellerin

tekkanat yüksekliğinde tutuyorum içimde
iki tekkanat birbirine sarılırsa uçar delice
pencerelerin hep dış tarafında
pet şişede büyürken biber
pantolonuna atlayıp kalbi otopark bir dev arsanın
devasanın olakılındık her hicrete
var mısın ‘hatalıysam…’ yazsın ceketin arkasında
ve varsın uyuyakalalım yolda

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>