Etiket: Gökyüzü

Şafak Tarhan – Arka Mahallede

Şafak Tarhan – Arka Mahallede

Kapı aniden açıldı,
Manzara kesik kesik ve hayatlar, motifler içinde
Aradıklarımıza bulamadıklarımızın cevabı, devlet karşıtı
Söylemlere hırçın müeyyidelerle müdahale, kuleden
İnmeden ve görmeden bir soytarıyı sivil, dönmeden
Limana atılan cesetlerle dolu ordu kurmak, toplum faydası

zengin bir dudakta yaşanan adaletsizlikte
geçimini sağlamak için bazı sözlerin
yol kesiyoruz helalinden

Kapı üç el vuruldu,
Arbedeye aydınlık tutan bir mevsimde, ölüler
Başında sayın seyirciler ve seyirlik baharlar, hep yedi kat
Gökyüzünde yaşamayanlara inat, her bir hedefe
Ulaşamadıkça gökdelenlerle yakınlaşmaya, fırsat
Bulamadıkça deliren meşrepler ve çareleri insaf

zaman değişir koparıp hâlden, kurtarıp mâziden
gelen belaların birtakım düşlere sirayeti
siyaseti yoktur hayatın, kaldı ki öleceğiz

Kapı hızla kapandı,
Yalanların geride kalabileceğine edilen iman,
Edilemeyen kutsal değerlerde, üstelik kocaman bir insan
Umudunu koruyup, sustukça mı insan, yoksa geceler
Uyumaya fırsat verdikçe mi, diye sorular soran
Güzel günlerin melodisine aşığız, henüz duymadan

Ertuğrul Rast – Yağmurüstü

Ertuğrul Rast – Yağmurüstü

I
kelimelerinden belliydi gökyüzü
beyazlar içinde bir yağmur
gelecek ve bana ait sarı hüzünleri
taşıyacaktı omuzlarında
yok, hiç sanmıyorum
yük olmazdım yağmura
ve çizgilere basmadan yürürdük
“çizgiler değerlidir”
okulun ilk günü-

II
kelepir sevgiler yaşıyorum
sahaflıktan kalma
içimde bir gecekondu yaşarken
ben nasıl şehirli olurum
şimdi kendimi Ankara’da
tek başına yaşayan o fındık ağacı
gibi hissediyorum

biliyorum, mevsimsiz benim yalnızlığım.

Emin El-Reyhanî – Işığa Savunma

Emin El-Reyhanî – Işığa Savunma

Çeviri: Hasan Harmancı

Işık, ışık! Işıtsın kalplerimizi dünya karanlık olsa da,
Yayılsın kalplerimizden, ufukları karanlık sarsa da.
Yegâne mülküm vadide geceleyin zayıf bir mumun aydınlattığı barakam da olsa
Gözüm dünyanın bütün ışıklarını yansıtsın barakama.
Fırtına çıkar, ağaçları kökünden söktüğü gibi barakamı da söker
Alır götürür onu nehirlerin ağzına. Kayaların arasında
Fırtınanın güç yetiremediği bir mağara vardır,
İşte orada güneşin ışığı, işte orada yıldızların ışıkları.
Simsiyah gökyüzü, yıldızlar gezegenler simsiyah olsa da orada,
İşte burada, bu insan kalbinde, o sonsuz ışık.
Işıtsın kalplerimizi, ufuklarımızı tastamam karanlık sarsa da.

Arif Burun – Suluboya Tablo

Arif Burun – Suluboya Tablo

şu çoğalan çiçeğe bak, şu çoğalan suya
şu giden adama bak, şu bozulan arabaya
şu bir sonraki vapurla dönecek olanlara
birkaç şekilde bak, şu parlayan güne

yanıldığımızı söyle her yerde şöyle böyle
bir güvercin al bir uçurtma al eline
söyle hangisi daha iyi uçuyor bir uçaktan
hangi elimiz daha temiz yıkamaktan
hangi kadın daha memnun yaşamaktan
bunları unut kalbimi temiz tut elinle

bilirsin sen bir kar yağarken de
geceler iyiyse iyidir, kötüyse kötü
mesela bir adam yorgunsa yorgundur
açsa aç, gençse genç
bundan kime ne

öte yandan şimdi bir yerde
tüm musluklar açıktır, yorgan açıktır
gökyüzü açıktır, kapılar açıktır
balıkçıların bugün için kısmeti açıktır
petrol yüklü çok çok büyük gemiler
yine kuzeye gidiyordur
bunları konuşmaktan yorgun düşmüş iki adam
güzel kızların sıkça geçtiği bi köşede
oturmuş dinleniyordur ve
her sabah caddeleri, pazarları, sokak başları
merdivenleri, çok katlı evleri, iş yerleri

biraz daha biraz daha eskiyen şehirlerin
ayakkabıcıları ve berberleri
bal gibi de bu saatlerde açıktır
haydi kalkalım öyleyse
gönlümüze göre eğlendik nasılsa
az yorulduk gölgeli günlere göre
az konuştuk az sapıttık biz de
güzel kızlara laf attık, para biriktirenlere güldük
yine iman ettik allah’a üç kere
geçtik duraklara baktık, eskiyen çarşılara
susadığın yerde durduk su içtik
bir iki çocuğun adını tahmin ettik
sigara yaktık üst üste
gün boyu dolaştık çarşılarda
bir ayakkabı sen beğendin bir ceket ben
ne iyi
geçtik işte bugün de bu güneşli evleri

çok gölgeli bir geçmişi var dedin bu çınarların
orada, akşama kadar seninle.

Guillaume Apollinaire – Beyaz Kar

Guillaume Apollinaire – Beyaz Kar

Melekler gökyüzündeki melekler
Biri subay kılığında
Biri aşçı kılığında
Ve şarkı söyler diğerleri

Gökyüzü rengi yakışıklı subay
Noel’den sonra uzun tatlı bir baharda
Sana bir madalya takacak güzel bir güneşten
Güzel bir güneşten

Aşçı yoluyor kazı
Ah kar düşüyor
Düşüyor ve oluyor
Kollarımın arasında sevgilim.

Mütercim: Gül Çiğdem