Etiket: Ömer Avcı

Ömer Avcı – Amacına Ulaşmamış Şiir

Ömer  Avcı – Amacına Ulaşmamış Şiir

“benden vazgeçmeyen kadına”

Bilir misin aşk adamı ensesinden yakalar
ve sonbahar
-ki klişe bir ifade mevsimidir kendisi-

ben mevsimleri ve hümanizmi
ben kumral boynuzları bir kenara
yanağıma yasladım senden gelen kelimeleri
permateolojik aşkın bilinmezi
ucundan tut unsurlar hassastır

aşağıdan insan topladım sere serpe
aşağıdan en inine cinine gerillaların
tespit sabit, fikir su götürmez eve;
kadınlar bir objedir
-ve tam da bu anda değersizleşir insan hayatı-

ben bunları düşünürken
düşünmüşken insanlar Freud’un insan olduğunu
ben kamburu dağlara kamberi kendime
bu kadar yorma

şiir toplumusallaştırır
açılma boğulursun

imgeler ve işçilik felan
sana diyeceğim
beraber hani
“Uzun- bir -hikaye” yazalım mı ?

Ömer Avcı – Mayko

Ömer Avcı – Mayko

Anneme…
ücrahmimden selam anne
pasla şamadık garip bi öykünme
şiirlerimi on’a bun aaaa seyirtiyorum
seyreltiyle yükselti arası aritmetik
kef kaf ulam elif
kendimi en çok öl-günümde şirke
kusrum kabahatim alkış alkışşşş
MAYKO! özrahminden alo
pragmatik yaklaşsak
bütün kadınların sarışın olduğu
rujların kitle imha silahı
oysa geleneksel bi çağrışım biçimi halay
annemin saçları arı
zarlar şeftali tengi
eni kon u bol kafir
uykum geldi annem nerede

* Kocaeli Kara Ahmetli Köyü’nde “Anne ” anlamına geliyor.

Ömer Avcı – Yalpayalnız

Ömer Avcı – Yalpayalnız

Sokak karanlıktı
dolaştı peşi sıra parkeleri
korkuluk adımladı tek tek lambaları
yalpayalnızdı
yalpaladı parkeleri
yalnızladı sokakları
adımladı yalpaladı
dolaştı yalnızlaştı

Durdu sonra
karınca kadar haykırdı
karınca yalpaladı
karınca gibi haykırdı
karınca yalnızlaştı
çok çalıştı/çabaladı
mevsimlik mutluluklar bulamadı
mevsim kadar mutlu olamadı

Sokağı adımladı
Sokağı arşınladı
Yalpaladı
Yalpaladıkça yalnızlaştı
-o istemedi-
Yalpayalnız kaldı..

Ömer Avcı – Fail-i Meçhul

Ömer Avcı – Fail-i Meçhul

Hiç yolum düşmemişti böyle yerlere.

Efsunlar takılmış sağına soluna demir perdelerin. Sokak karartılı gözüküyor pencerelerden. Vay anam, ne büyük kasvet! Seslenmedi kimse buraya gelirken. Cebrail bile iğrenir günahımdan. Meleklere inanırım ben. Minicik elleri, minicik evleri…

Akşama yaklaşıyor vakit, bekliyorum. Beklemek keramet, beklemek ölüm… Hiç cinayet işlemeyi bekler mi insan? Tetiğe basmadan da birini öldürebilir miyim? Kolumdaki saatin ne kadar işe yaramaz bir alet olduğunu fark ettim. “Tık tık, tık tık, tık ık mık…” Yok, gitmiyor işte. “O olmasa daha kolay geçer mi?” diye

düşünüyorum. Birkaç tane daha “tık tık”. Cinayet mi zamanın heyecanını kaçıran?

Geldi ruhu gudubet. Kaç farklı renkten insan kanı var ellerinde? Elleri… Onun ellerinin işlediği bir günah mı bu? Kabullenemiyorum Tanrım, affet!

–Oturmaz mısın?

Ne komik bir soru. Oturmak, hangi ruh haliyle yapılan bir eylem? Kanatlarım olsa kırılırdı eminim.

Oturursam kırılırdı, susarsam da. Susmak için gelmedim mi buraya? Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersinde aslında bu durumu anlatmıştı hocam; ahlâkı anlatmıştı. Ellerim kana bulanmadan cinayet işlersem de ahlâklı olabilir miyim?

–Rahatsızsanız yapmay…

Toplum mu insanı katil yapar, onun getirdiği gereklilikler mi? Suçu kendimde aramalıyım. Sus kadın, hâlâ konuşuyorsun. Git ve işle cinayetimi kendi ellerinle. Al benim olan her şeyi onun rahminden…

Ömer Avcı – Hayret

Ömer Avcı – Hayret

sembolistleri en çok ve aydınlık odalarımda
geceleri tuz bastığım Nuh’un
parsel parsel yaktım denizlerini

nasıl bir fetiştir bu suratıma gömülen
kim ömer olmak istemezdi
ben siyah buklelerin aydınlık günlerini
ve afrika kadar gülmeyi
toprak kokan bir kız kadar bukleli simsiyah

Şu söylenmeli yaz akşamıdır en hazini vedaların
gel bu sabah güne boğalım kendimizi
sabaha kadar andıralım

hangi reddua yürütebildi
en kısmetli akşamlarımızı
ömer götürdü kanıksayan yaralarımızı
sorgular dahilinde bir rekat
son suretine dahil olduk ibaretlerin
kim ömer ölmek istemezdi?

Ömer Avcı – Kırılkız

Ömer Avcı – Kırılkız

adım adım uçuyorum
ötesine dünyaların
küçük beklentilerim olmuş gibi
büyükleri küçümsüyorum
kırılkız/lar geliyor aklıma
onları ayva çekirdeği kadar
kuru bırakmıştım
adım adım uçarken
ötesine dünyaların
gözlerime fısıldayanlar
haksızlık yapıyor
ben adım adım
çok derinlere
dönencesi gelmedi aklıma