Etiket: Şiir Mektebi

Vural Kaya – Şiir Mektebi

Vural Kaya – Şiir Mektebi

Üçüncü sayımızda başlattığımız Şiir Mektebi geleneğini sürdürmek istiyoruz. Bütün zorluklarına rağmen bu meşgale bize huzur vermektedir. Bize gelen şiirleri değerlendirmek, genç şairlerin yönsemelerine katkı sağlamak amacıyla ortaya attığımız Mektep fikri beklemediğimiz ölçüde tepkiyle karşılandı. Bu tam da bir mahalle sorunu aslında; yersiz yurtsuzluk sorunu… Şair Osman Konuk’tan alıntılayarak söylersek “eleştirisizlik terakkiye manidir”. Eleştirinin kötü, itici bir şey olduğu fikrini savunanların kesin biat ile yetiştirildiklerinde şüphe yok ve fakat şiir biat kabul etmiyor. Yani bizim Mahalle Mektebimiz farklıdır dostlar! Bunu etraflıca anlamanız bizim de işimizi kolaylaştıracaktır.

Bize gelen şiirlere eleştiri bile yazmadık, sadece ne yönde ilerlemeleri gerektiği hususunda ufak girizgâhlar geçtik, hepsi bu. Fakat bu bile kıyametin kopmasına sebep oldu, olabildi. Yazık mahalleye; mahalle eleştirisizlikle büyümek niyetinde. Şiir yayınlamaya uzun yıllar önce başlamış ve hâlâ şiirleri üzerine bir tek kalem oynatılmamış şairler var mahallede ve ülkemizde. Bunlardan olmak istemeye can atmanızı anlamaya çalışıyoruz ve fakat anlayamıyoruz. Bir de şu var: üçüncü sayıdan itibaren daha ağır ağabeylerin ablaların dergide yer edindiğine dair dedikoduların dolaştığını duyduk; üzüldük. Yeni şekillenişimizde kimin ne kadar genç, kimin ne kadar yaşlı olduğunu ve kimlere yer verdiğimizi ve yer verdiklerimizin gerçekten de istidatlarına binaen bunu hak ettiklerini açık etmesi bakımından şiiri yayınlananları bu sayımızda değerlendireceğiz. Kendisini yetiştirmek üzere yola çıkanların da buna hakkı olduğunu göstermek istiyoruz ayrıca. Endişemiz şiir, sadece şiir…

Kimsenin onuruyla oynamak derdinde de değiliz, mektep canlılıkla abad olsun istiyoruz. Tek endişemiz bu.

Genç ey! Şiirle diril!

Basit mazeretlerle çıkma okurun karşısına. Basitleşme de! Mahalle Mektebi köşesinde değerlendirilmek istemiyorum mesajlarını da sil mail kutumdan! Yetişmek endişesini endişe edin ve ilerle; diyeceğimiz bu kadar.

MUSTAFA DEMİR: 1988 Elazığ doğumlu. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı üçüncü sınıf öğrencisi. Dördüncü sayımızda “Sancıyan” isimli şiirine yer veriyoruz. Mustafa Demir, İkinci Yeni’den başlamak suretiyle yeni şiir okumalarına giriştikten sonra şiirinde ivme kazandı. Bu sayıda yayınladığımız şiiri durumcu bir şiir. Dış dün ya etkisini, dışsallığı şiirine katmayı başarabilmiş Mustafa Demir. Bundan böyle okumaları ve şiirin ilerlediği yöne bakabilme yetisi ve gücü Demir’i daha da ilerletebilir. Mustafa Demir Mahalle Mektebi’yle şiire giriş yapmıştır. Kendisinden yana reyimizi heba etmeyeceğine kesin bir inançla inanıyoruz. Mustafa Demir sonsuz okumalar umranında kendisiyle şiir bağlamında yüzleşecek, bu inancımızı dikkate alması mühim.

A.Kerim ALTUN: 1991 Rize doğumlu.  Sinema ve müzik ile ilgili. Mimar Sinan Üniversitesinde Sosyoloji okuyor. Hurufat ve Dergâh’ta yazı ve şiirleri yayımlanmış. Konuşan özneyi önceliyor, bu iyi. Lirizmi epik söyleyişlerle ilerletiyor Kerim Altun. Başıbozuklukları şiirinden kovmayı başarabilmiş diyebiliriz. Bu dikkatten kopmadan şiirdeki ilerleyişini ve okumalarını, canhıraş çalışmalarını sürdürmeli.

Ümit ERDEM: 1988 Muş Malazgirt doğumlu. Selçuk Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi. Bu sayımızda Ümit Erdem’in Hayırsız Pencere şiirine yer veriyoruz. Daha önce farklı dergilerde şiir yayımlayan [Müsvedde, Temrin, Başkalarının Hayatı, Habis] Ümit Erdem, yeni şiirin aktığı mecrayı algılamasıyla önemli aşamalar kaydetmiş genç bir şair. Şiirimizin yeni yönsemelerinin farkında olmasının yanı sıra canhıraş çalışması gerektiğinin de farkında. Bu farkındalığı onun şiirde ilerlemesini sağlayacak etmenlerden biri. Bu farkındalığını iyi kullanmasını beklediğimiz bir şair Ümit Erdem.

Ertuğrul RAST: 1986 Konya  doğumlu.  Konyalı. ODTÜ İnşaat Mühendisliğini dün [10.02.2012] bitirdi. Gelecek vaad  eden  gençlerden.  İlk  şiiri  Mahal le Mektebi’nde yayımlandı. Ardından İtibar ve Aşkar’da da şiirler yayımladı. Şiirde hızla yol almak konusun  da ısrarcı tutumunu önemsiyoruz Ertuğrul Rast’ın. Şiirde çalışmayı kendi dünyasında önemli bir mesele addettiği kadar şiir çevirisine de girişmesi göz doldurucu Ertuğrul’un. Rahat, konuşma diline yaklaşık ve fakat şiirselliği de ıskalamadan şiir kuruyor oluşunu önemsiyoruz ayrıca. Gidişatında derinleşerek sıkı işlerle okur karşısına çıkacağını, daha da etkili şiire doğru ilerleyeceğini düşünüyoruz. Bu inancımızı boşa çıkartmaması temennimizi yinelemekle yetiniyoruz.

Vural Kaya – Şiir Mektebi

Vural Kaya – Şiir Mektebi

Şiir Mektebi’nden Merhaba. Mahalle Mektebi’ne gelen şiirleri kısa kısa incelemek, değerlendirmek endişesiyle oluşturduğumuz Şiir Mektebi’mizin temel işlevi yahut amacı şu: Şiire yeni başlamış yahut da şiirde yeni görünme gayre ti güden arkadaşlarımızın şiirlerini ele alıp şiir gönderen Mektep müdavimimize geri dönmektir. Şiirde önceden başka dergi ya da mahfillerde görünmüş isimlerin şiirlerine değerlendirme ve inceleme boyutunda değinmeyeceğiz. Edebiyat müdavimleri bilir ki önceden dergilerde isimleri görünmüş kişilerin şiirleri şairin kendisini yeni başlayanların ürünleri ise dergiyi bağlar. Bu ilke doğrultusunda yeni isimlerin yayınlanması ya da yayınlanmaması durumlarında Şiir Mektebi’miz Türk Şiirine katkı sağlamak amacıyla gırtlak patlatacak. Yoksa ki kimseye ders vermek niyetinde değiliz. Mektep eğiticidir. Öyleyse işlevine uygun hareket edebilmenin gayretini güdüyoruz hepsi bu. Umarız maksat hasıl olur, verim elde edilebilir. Şiir yüzde elli ilhamsa yüzde elli çalışmakmış; habire çalışmak… Hem ayrıca biz biliriz ki hiç kimse anadan doğma şair değildir. Şu halde diyoruz ki kırılmak yok ha, şiirde daima çalışmak esastır. Bıkmadan usanmadan çalışmak… Vira bismillah deyip Şiir Mektebi’mizin kapısını üçüncü sayımızdan itibaren açıyoruz.

Rumeysa Betül Mert: Rumeysa Betül Mert’in bize “Gül Kızı” isimli şiiri ulaştı. Şiir yoğunluklu duygusallık barındırmakta. Salt şiir için yeterli bir özellik değil duygu ya da duygusal etkilenimler… Rumeysa Mert’in şiirsel sesi çocuk şiirlerine daha yakın bir formda. Bunu Rumeysa iyi değerlendirmeli bizce. Çocuk şiirinde de nitelikli ürünlere ihtiyacımız var. Metinlerini çocuk şiirine dönüştürmesini öneririm. Fakat bunu yapmak modern şiir formlarından ve işleyiş kalıplarından daha kolay bir şey değil. Aksine çocuk şiirleri için çok çalışmalı. Klasik şiirimizi de modern zamanlardaki şiirleri de iyi bilmekten yani çok okumaktan ve bütün bu birikimleri çocukça bir dile dönüştürme gayreti gerek. Bütün bunlarla birlikte çocuk şiirlerine giriş sürecinde Rumeysa’nın Fazıl Hüsnü, Cahit Zarifoğlu, Gökhan Akçiçek, Mustafa Ruhi, Mevlana İdris, İbrahim Alaaddin Gövsa, Yalvaç Ural gibi çocuk şiirleriyle de meşhur şairlerimizi de okuması, değerlendirmesi gerekmektedir.

Rufeydanur Ceylan: Rufeydanur’un bize “Gri Bir Gökyüzünün Altında Çekilmiş Bir Şehrin Fotoğrafı” isimli şiiri ulaştı. Rufeydanur Ceylan, imge kullanımlarına eğilmeli bizce. İmgeyi atlamamış, imgesel ifadelendirmeyi zorlamakta; bu iyi. Fakat yerli, yerinde imge kullanımına mütekamilen hakim olamama durumu söz konusu. Bu problemi aşarsa daha iyi şiirsel metinler ortaya koyacaktır Rufeydanur. Rufeydanur’un sıkı tuttuğu şiirsel metinlerde sloganlaştırma ve söylevi yüksek değerde işleri dikkate değer. Rufeydanur, şiire başarılı olduğu alanlardaki belirginliğine kısmen zayıf kaldığı yönlerini iyileştirerek devam edebilir kanısındayız. Eski şiirimizi ve modern şiirimizi didik didik etmesini yani sıkı bir şekilde Türk Şiirini takip etmesini öneririz.

Emre Gürkan Kanmaz: Emre Gürkan’ın bize “Hayatı Bana Öğretemeyecek Olana” isimli şiiri ulaştı. Şiirsel metnin şiire giden yolda kimi zorlamaları çalışkanlık gösterisini işaretliyor bize. Bu şiir için gerekli bir atılım ve fakat yeterli değil. Hatta bir şiir için henüz yolun başı demektir. Emre Gürkan’ın da diğer arkadaşlarımız için sürekli vurguladığımız Türk Şiiri bilgisine sahip olması gerekmektedir en başta. İmgeyi, çağrışımı, simgesel çıkışları yerli yerinde kullanması gerekmektedir. Mesela “İşte yine latince ıslanıyor yapraklarım” gibi dizelerdeki imgesel ilgi ve çağrışım zayıflığını bertaraf edebilmeli en başta. Ayrıca gereksiz zorlamaların da sentetik söyleyişleri körüklediğini söylemek isteriz. Zoraki oluşturulmuş dize kurmalar ve dizeler arası bağ kurma mevzusuna da sağlam bir şiirsel akılla eğilmeli Emre Gürkan.

Abdurrahman Çiçek: Abdurrahman Çiçek bize dört şiir göndermiş. Dört şiir içerisinden en görkemli metin “İnfaz Korkusu”. İn faz Korkusu’nun girişi özellikle şık bir girizgah olmuş: “Tüm kahvehane uğultularını topla/Topla; göm bir sardunyanın dibine”. Fakat bu girizgah “Akşam Kızıllığından” dizesi ve sonrasında savrulmuş. Savrulma öyle böyle değil, toplumsal gerçekçi bir şiir görünümü sonradan kimi yerlerde sembolik şiire kimi zaman ise imgeselliği abartılı duygu şiirine yaklaşmış. Şiirin tarz problemi değil elbette tek problem. Yeni şiirimizi yeterince tanımamaktan kaynaklanan ses dağınıklığı da büyük problem Abdurrahman Çiçek için. Bunları bertaraf edebilecek yeteneği var Çiçek’in ayrıca. Bu yeteneğini zorlamalı bizce.

Afra Kutluğ Benli: Afra’nın bize Karanfil Kokulu Kadın isimli şiiri ulaşmış. Şiir diyorum, şiirsel metin demiyorum dikkat edilirse. Evet Afra, aynı şiire eğilirse daha da şiirleştirirse burada yayınlayabiliriz elbette. Birkaç iyi rötuşla yeniden bekliyoruz Afra’nın şiirini. Kumaş sağlam ve fakat işçiliği de yüksek kalitede istiyoruz Afra.

Turan Gündüz: Turan Gündüz’den daha sağlam metinler beklediğimizi ifade etmekle yetiniyoruz.

Rabia Boran: Rabia Boran’ın bize Eski ve Ölü Olanlar İçin Ağıt başlıklı bir şiirsel metni ulaştı. Şiire giden ana damarlar problemli bu metinde. “Kendime gerek duydum bu noktada” dizesi mesela sıkı ve rahat bir ifadelendirmeyle şiiri donatması beklenen bir başlangıç dizesi olabilecekken evvelinde ve ahirinde ifadelendirmeler bağlantısız ve yersiz kalabiliyor. Şiirde bir savrulma yaşıyor bu metinde Rabia Boran. İmgeleri alakalandırma problemi de ikinci önemli maraziyesi bu metnin.

Şiirde kalıcı olmanın yolu yöntemi dergilere ısrardır elbette Rabia Boran. Bunda ısrarcı olman gerek ve fakat şiirsel alt yapıya gereken önem verilmeden ısrara başvurmak da zararlı olabilir. Hemen şimdi Sezai Karakoç ve Edip Cansever ve Turgut Uyar oku derim. Hiç vakit kaybetmeden bütün kitaplarıyla bu mezkur şairlerle işe başlamalısın. Sonra diğer iyi şairleri sırala…

Muhammed Zeren: Muhammed Zeren, sloganların şiiri tükettiği bir metin olmuş bize gönderdiğin metin. Hayır slogan başka şiir başka. Slogandan şiire koskoca bir çabalama mesafesi duruyor. Buna dikkat Muhammed Zeren!