Fatma Ünal – Akıyor Ellerimin Arasından

Fatma Ünal – Akıyor Ellerimin Arasından

Bir müddet sonra şehrin ana arterleri bile yetmeyecek kalbimdeki sıkışıklığı açmaya. Beynimi televizyonun mor ışığına teslim ediyorum, ellerimi kumandanın tuşlarına.
Hayatımı bir kaldırım taşı ustasına emanet etsem dizer mi çıkmazlarımı yan yana, yan yana. Sonra seksek oynayan minik bir kız geçse tüm bunların üzerinden. Tüm bunların üzerinden kırmızı elbiseli minik bir kız gelse. Geçse minik bir kız… Açılır mı yollar? Akar mı damarlarım hedefe doğru kanla ve hızla?

Yıldızları seyretmek için daha geniş balkonlu bir eve çıkmalı ya da nefes almayı bu balkona hapsetmiş mimariyi yıkmalı. Çamaşırların rüzgârla savaştığı ucube balkonlardan kurtulsa çocukluğum.

İçinde kurbağaların, yengeçlerin olduğu, taşlarından zıplayarak geçtiğim bir dere olsa önümde hayat. Aksa. Ayakkabılarımı ıslatmadan dikilsem karşısında, tüm alacaklarımdan vazgeçmiş, geçmişinden vazgeçmiş, vazgeçmekten vazgeçmiş. Yığılıversem. Bir traktör kum dökülür gibi yığılsam, sessizce. Bir müddet sonra…

Hep bu aynı cümleden, hep bu aynı nakarattan kurtulup hatırlasam tek bir ağızdan yaktığımız ağıdı. Bir ırmağın elleri olup dolansa etrafımda ellerin, tertemiz ve yıkanmış.
Fasulye yaprakları yapışıyor kadınların eteklerine, tarlalar yılgın sıcak, fasulyeler inadına yeşil. Böyle böyle geçerken ırmağı, suya dost /sala dost/ akıntıya dost…

Uyuşturulmuş, uyutulmuş, uyumuş içimizle akıntıya bıraksak kendimizi. Hem bütün yağmurlar ırmağa, ırmaklar okyanusa… Düzen böyle değil mi?
Sıra sıra sıra elleri tetikte bekliyorlar sarıyı… Yeşil yeşil akıyor, hayatım, ellerimin arasından bu trafikte. Sesi yükseliyor radyonun. Ayaklandırsa beni bir şiir, açılsa trafik/aksa kanım… Bir şiir açsa tüm trafiği…

Annemin saçları su gibi aksa, ellerimiz her açıldığında aksa dua. Ellerim ve ellerimin çizgileri eklense, eklense birbirine, uzatsa beni oraya. Ellerimizden bir yol bulup kavuşsak.
Yol yolcunun olsa, yolcu yolun. Bu hikâye bitse tam da burada. Açılsa tüm sıkışıklığıyla kalbimin trafiği, aksa kanım… Ana arterlerinden şehre dolsa deliliğim.

Kent vurgunu yüreğimizi avutan bir şarkı açsa tüm düğümleri / bir kristal gibi ellerimizden düşen hayatlarımızı açsa bir şarkı. Özgürlüğün kuşlardan / faniliğin kelebek kanadından ibaret kaldığı safta…

Ve bir kadın yaşanmış ne varsa avuçlarının ortasına yığıp hayatının tüm kahramanlarıyla hesaplaşmaya gitse. Tam da burada açılsa tüm sıkışıklığıyla kalbimin trafiği, aksa kanım… Ana arterlerinden şehre dolsa deliliğim.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>