Furûğ Ferruhzâd – Gönlüm Bahçeye Yanıyor

Furûğ Ferruhzâd – Gönlüm Bahçeye Yanıyor

Kimse çiçekleri düşünmüyor
Kimse balıkları düşünmüyor
Kimse istemiyor
Bahçenin ölüyor olduğuna inanmayı
Çünkü bahçenin kalbi güneşte şişmiş
Bahçenin zihni de yavaş yavaş
Yeşil hatıralardan boşalmakta
Sanki bahçe hissi
Bahçe inzivasında solmuş

Evimizin bahçesi boş
Evimizin bahçesi boş
Evimizin bahçesi
Yabancı bir buluttan yağmur beklemede
Esniyor
Evimizin havuzu da boş
Tecrübesiz küçük yıldızlar
Ağaçların üzerinden toprağa düşüyor
Pencerelerin arasından balıkların evinin uçuk rengi
Geceleri öksürük geliyor

Evimizin bahçesi boş
Babam, ‘Benden geçti, benden geçti’ diyor.
‘Ben yükümü götürdüm, işimi yaptım.’
Sabahtan akşama kadar odasında
Ya Şahnâme okuyor, ya Nâsihu’t-tevârih
Babam anneme: ‘Ben öldükten sonra bahçe olmuş, olmamış ne fark eder?
Balığa da lanet olsun, tavuğa da…’ diyor.
‘Bana emekli maaşım yeter.’

Annem hayatı boyunca
Serilmiş bir seccade
Cehennemin vahşet eşiğinde
Annem daima her şeyin altında
Bir günah arar
Bahçeyi bir bitkinin küfrünün
Kirlettiğini düşünür.

Annem bütün gün dua eder
Doğal bir günahkardır
Çiçeklerin hepsi ölür
Balıkların hepsi ölür
Kendisi de ölür
Öğleyi beklemekle
Ve bir bağış inmesini
Erkek kardeşim bahçeye kabristan diyor
Bitkilerin karmaşasına gülüyor
Ve balıkların ölümüne
Zira suyun hasta derisinin altında
Çürümüş zerrelere dönüşüyorlar
Sayı kalkıyor
Kardeşim felsefeye alışkın
Kardeşim bahçenin şifasını
Onun yok olmasında görüyor
Sarhoş gibi
Kapıya, duvara yumruk atıyor
Söylemeye çalışıyor
Dertli, yorgun ve ümitsiz olduğunu.
Kız kardeşim çiçekleri severdi
Kalbinin sade sözlerini
Annem ona vurduğunda
Sevecen ve sessizce söylerdi
Zaman zaman balık ailesini
Güneş ve tatlıya davet ederdi.
Onun evi şehre doğru

Yapma evinin ortasında
Yapma kırmızı balıklarla
Yapma eşinin aşk sığınağında
Yapma elma ağaçlarının dallarının altında
Yapma çığlıklar atar
Ve doğal çocuklar yapar
O
Ne zaman bizi görmeye gelse
Eteğinin köşeleri bahçenin fakirliğinden kirlenir
Kolonya banyosu yapar
Bahçemizin başı döner

Ben kalbini kaybettiği zamandan korkuyorum
Ben bütün bu beyhude düşüncelerden
Bütün suretlerde yalnızlığın cisimleşmesinden korkuyorum
Ben matematik dersini deli gibi seven bir öğrenci gibi yalnızım
Bahçeyi alıp hastaneye götürmeyi düşünüyorum
Düşünüyorum…
Düşünüyorum…
Düşünüyorum…
Bahçenin kalbi güneşte şişmiş
Bahçenin zihni de yavaş yavaş
Yeşil hatıralardan boşalmakta…

İranlı önemli kadın şairlerdendir. 1934’de Tahran’da dünyaya geldi. Şiirle beraber resim ve sinemayla ilgilendi. Sinema teknolojisini araştırmak için Avrupaya birçok ziyarette bulunan Furûg, İngilizce, Almanca ve İ talyancaya vâkıf tı. Kısa süren evliliğinden bir çocuk sahibi olan Furûg Ferruhzâd, 1966 yılında 32 yaşındayken bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Şiirlerinin tamamı Dîvân-i Eş’âr-i Furuğ-i Ferruhzâd adıyla Tahran’da yayınlanmıştır. Şiirleri dışındaki eserleri arasında birkaç tiyatro çevirisi ve film senaryosu yer almaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>