Öykü

Hasan Harmancı – Ragıp Abiyle Yapılan İkindi Yürüyüşleri Hakkında 

Hasan Harmancı – Ragıp Abiyle Yapılan İkindi Yürüyüşleri Hakkında 

Ragıp abinin hikâyesi, hüzünlü bir klarnet taksimi gibiydi. Buna binaen yapılacak çok fazla açıklamaya, çok fazla tafsilata da gerek yok, bazen işler yolunda gitmez; o kadar. İnsanın kaşlarının asimetrik olması bile hayata bakışını etkileyebilir. Daha bir ceninken, anne karnında yetersiz beslenmesi, orada yaşadıkları, duydukları, hissettikleri; ömrü boyunca yaşam algısını doğrudan etkileyebilir. Bazı havalarda kötü hisseder insan kendini. Bir kız sevmiştir, karşılık bulamamıştır. Bütün bunların üstüne yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi olumsuz şekilde girdi mi işin içine, iş içinden çıkılmaz bir hal alır. Ragıp abinin hikâyesi bütün bu bahsettiklerimin de ötesinde, künhüne modern insanın varamayacağı, geleneksel bir hikâyeydi. Kuzey yarım kürede tabiatın kutsal bir zaman dilimi sayılan mayısın ilk günlerinde şehrin merkezindeki parkta, bir bankta dirseklerini dizlerine, ellerini de birbirine yapıştırmış bir halde Ragıp abiye rast geldiğimde o cıvıl cıvılmesirelik mekân ve güzelim mayıs ayı anlamını yitirmişti bende. Ragıp abinin alabildiğine yeşillenmiş yaprakları yeşil olarak görmediği apaçık belliydi. Yaprakların renkleri hakkında Ragıp abiyle dünyadaki diğer insanlar arasında çıkacak bir ihtilafta ben doğrudan onun tarafındaydım. Ragıp abi siyah diyorsa yaprağın rengine, illaki siyahtı; ona duyduğum sevgi ve saygı bir başkaydı. Ragıp abinin dünyaya kızma konusunda haklı nedenleri vardı ve haklılığının vesile olduğu bereket sayesinde kızgınlığı stabil bir hale dönüşüyordu. Yıllar evvel, tekke mahallesinden türbeye, yani şehrin merkezine doğru mutat aralıklarla yaptığımız yürüyüşlerimizin zamanla bir ritüele, bir seremoniye dönüşmesi bundandı belki de.

Ragıp abiyle mahallenin yıkılmayı bekleyen son briket evlerinin arasından, şehrin bilye oynayan son çocuklarının yanından geçiyorduk. Onun hayat karşısında takındığı ve ne olduğunu ancak şimdi anlayabildiğim tutumu, yürüyüşlerimize pahada ağır bir anlam katıyordu. Ragıp abi tek bir kelime etmeden bu sokakların hikâyesini anlatıyordu; kocalarını işe şevkle uğurlayan annelerin, belli etmeseler de çocuklarını çok seven babaların ve anne-babalarına saygıda kusur etmeyen çocukların hikâyelerini. Söğüt gölgesine çömelmiş iki delikanlıyı işaret ediyordu Ragıp abi, namazdan önce cami önünde buluşan ihtiyarları. Dikiş-Nakış kursundan çıkan genç kızların kahkahaları şehrin son kahkahalarıydı ona göre. Ragıp abi, yazın ikindi vakitlerinde mahallemizi büyülü bir şölene çeviren güneş ışığının açısını gösteriyordu parmağıyla. Ragıp abi kaldırımların hikâyesini anlatıyordu; eskimiş kaldırımların, yarım kalmış bahçe duvarlarının, soluk renkli evlerin hikâyesini; her şeyi yenilemeye, her şeyi tamamlamaya, her şeyi tanımlamaya çalışan yeni insan türüne kızıyordu. Ragıp abi, hakikatini gerçeğin içinde kaybetmiş olan insana kızıyordu. Tek bir kelime etmeksizin; şehrin hikâyesini ikiye bölen yoldan bahsediyordu Ragıp abi.

Ragıp abiyle tren yolunu atlayıp alışveriş merkezlerine doğru yöneliyorduk. Fizik uzmanlarının anlayamayacağı bir yavaşlıkta, mimar ve mühendislerin inkâr edeceği bir şekilde ikiye bölüyordu alışveriş merkezlerini Ragıp abi. Ardından iş merkezleri çıkıyordu karşımıza, bölüyordu iş merkezlerini acımadan. Misal; şehrin yerel bir yöneticisinin basın mensuplarıyla yaptığı toplantıyı ortadan ikiye ayırdığı oluyordu. Hayat memat meselesi diyordu yönetici, hayatla memadı iki parça halinde koyuyordu yöneticinin önüne. Biz belediyeden çarşıya doğru akarken, çarşı da bize doğru akıyordu. Selin getirdiği genç enkazlar da, gençlerin kimliksiz hevesleri de ortadan ikiye ayrılıyordu. Ragıp abinin nev-i şahsına münhasır olan karakteri; çarşı esnafının dünyaya, hep dünyaya olan bakışını alaşağı ediyordu. Alaaddin tepesinden aşıp türbe yoluna giriyorduk. Hayata karşı büyük bir memnuniyet duyan genç kızın kıvancı, tek gayeleri bir an evvel evlerine ulaşmak olan kalabalık ve bütün bu olayların gerçekleştiği yer olan otobüs durağı da Ragıp abiden nasibini alıyordu. Kayalı Park’ı çaprazlamasına kesip dar sokaklara giriyorduk. Safları sıkı tutmuş cami cemaati gibi omuz omuza vermiş dükkânların sahipleri, kendilerine tevarüs eden mirası sahiplenememişlerdi; parçalıyordu Ragıp abi bu ihaneti. Az ötede, çalışanların arızıklarını kendisinin verdiğini zanneden bir işverenle, nasihat etme görevini dünya düzelticiliğine tevdi eden bir sivil toplum önderi de Ragıp abinin hışmına uğruyordu. Türbeye varmadan bir önceki caddede, her nereye gitseler hakikatin de yanlarında geldiğini zanneden can sıkıcı çaylaklıkta bir grup delikanlı geçiyordu yanımızdan. Bu grubun can sıkıcılıklarını, çaylaklıklarını ve hakikati pazarlama teşebbüslerini bölüyordu ikiye Ragıp abi. Reaksiyoner bir tavırla karşı durdukları dünya görüşünün bir parçası ama çok kıymetsiz bir parçası olan gerçekleri paramparça oluveriyordu Ragıp abinin ellerinde.

Gün çekiliyor, zaman azalıyordu. Az ileride ailesinin günlük ihtiyaçlarını alıp evin yolunu tutan üzgün bir babayla haris bir tüccar; diğer tarafta şehrin muhterem sakinlerinden bir meczupla işgüzar bir zanaatkâr; beri tarafta her anlamda yalnız bir kadınla pespaye bir aşüfte aynı çizgi üzerinde yürüyorlardı. Hikâyesi dağ ve nehirden, gün ve güneşten ibaret olması gereken Ragıp abi betona, asfalta, beş para etmez alüminyum camekânlara muhatap bırakılıyordu; Ragıp abi şehri, hikâyesine sahip çıkmamakla suçluyordu. Kafasında yerli yerine oturtmaya çalıştığı eşyayla insan, zamanla mekân arasındaki denklem iyiden iyiye bozuluyordu. Ragıp abi daraldıkça daralıyor, modern dünyanın anasına avradına küfrediyordu. Gücü tükenen Ragıp abiyi omuzluyor, birlikte yolun karşısına geçiyorduk. Türbenin duvarına sırtımızı dayayıp birer sigara yakıyorduk. Ragıp abinin yanındayken üzerinden güneş ışıklarının henüz çekildiği şehrin manzarası, alabildiğine hüzünlüydü.

Etiketler
Devamı

Hasan Harmancı

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

Bu İçeriğe 2 Yorum Var : “Hasan Harmancı – Ragıp Abiyle Yapılan İkindi Yürüyüşleri Hakkında ”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker