Öykü

Hüsniye Uludağ – Oda

Hüsniye Uludağ – Oda

Beynimde dönüp duruyor, böyle böyle nereye kadar.
Hızlanıyor, yavaşlıyor, ama hiç durmuyor.
Böyle böyle nereye kadar.
Bilmek ister miydin, diyor.
Gözlerim parlıyor.
Umutsuzca bana bakıyor.
Unuttun mu, diyor.
Unuttun mu, bilmek sana neler yaptı?
Unutmadım, diyorum.
Bilmek benim belimi büktü.
Hastalık geçirdim, saçlarım beyazladı.
Gözlerim sönüyor.
Unutmadım, diyorum.
Hala taşıyorum.
Taşıyorsun, diyor.
Taşlaşıyorsun.
Elim ayağım birbirine dolaşıyor.
Ne yapmalı, diyorum, ne yapmalı, bana onu söyle.
Beynimde ismet özel dönüp duruyor, şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi.
Burada, bu küçücük odada oturmuşum, bu soğuk duvara yaslanmışım, elimdekileri karşı duvara fırlatıyorum. Bunu var gücümle yapmıyorum.
Bunu öfkeli olduğum için yapmıyorum.
Sadece o sesi duymak istiyorum.
Çarpışın sesi.
Dağılışın sonra.
Hiçbir el, hiçbir el de toplamıyor dağılanları.
Elimde bir şey kalmıyor.
Zaten artık o sesi duymayı da istemiyorum.
Olduğum yerde kıvrılıyorum.
Beynimde dönüp duruyor, böyle böyle nereye kadar.
Kıvranıyorum.
Öylece bana bakıyor.
Kim bilir, belki o da kıvranıyor.
Bana yardım edemiyor.
Bana kimse yardım edemiyor.
Kimse bize yardım edemiyor.
Yanıma kıvrılıyor.
Kim bilir, belki o da beni seviyor.
Bana öylece bakıyor.
Dışarıda kalabalıklar oradan oraya koşuyor.
Biz, burada, bu küçük odada, böylece kalıyoruz.
Dışarıdaki kalabalıkları affedemiyoruz.
Kim bilir, belki kalabalıklar da bizi affedemiyor.
Beynimde dönüp duruyor, böyle böyle nereye kadar.
Bu bir rüya. Birimiz uyanana kadar.

Etiketler
Devamı

Hüsniye Uludağ

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker