Dosyaİbrahim Demirci Dosyası

Hüzeyme Yeşim Koçak – İbrahim Demirci’de Hayat Dili

Hüzeyme Yeşim Koçak – İbrahim Demirci’de Hayat Dili

Urfa’daki balıklara selâm söyleyen; gökyolcusu karlarla söyleşen zarif bir kişiliktir. Ateşinde pişilecek yüksek hakikatin, göğe tutunmanın peşindedir.

Türkçe’yi güzel, doğru kullanma ve yazmadaki titizliği, sevdası; onun hayat diline, düzenine de yansır. Bir ruh terbiyesiyle bütün varlığa “anlamlandırma” çabasıyla bakar. Mânâ onun için vazgeçilmezdir.

Düşler görür. Hayat bir der(ili)ş, seçiş ve dirilişse, içimizdeki hayat kapılarına, dikkat etmelidir. Günlük, olağan meşgaleler, durup düşünmeksizin otomat gibi yaptığımız işlere, çağın pençelerine karşı mağlup gönlümüzün serilişine ve beyhûde sürüklenişlere, yorucu akıntılara “dur” demek; mevcudatın, nesnelerin nasıl değerlenebileceğini, ardındaki gizli dili, işaretleri okumayı göstermek, özü vermek ister bize.

Nesnelerin örtüsünü aralar. Basit gözüken yeryüzü varlıkları; atlar, kediler, köpekler, somut nesneler, sarkmış borular; bir hikmet devşirme cehdiyle, çıplak göz kavrayışının, dar görüş alanının, şeklin üstüne çıkarak, soyutun kucağında yeni terkibe büründürülürler. Mesela poşetten yere düşen elma; “bağları”, giderek “kişinin bir inanca, bir ülküye, Tanrı’ya, Önder’e, Kitab’a, eyleme, emeğe, dostluğa bağlanmasının anlamını” ve belki de bağsızlığı hatırlatır.

Bu arada Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Mehmet Âkif gibi ustalarla bağlar kurulur. Işık vermeyen, kirlenmiş lambanın üzerinde biriken alelade toz, birden anlam kazanıverecektir söz gelişi. Lambanın işlevini sürdürmesi, ışığını koruması gerekmektedir. Aksi takdirde nice patlak ampul, çöplüğe atılacaktır.

İroniyi, kelime oyunlarını seven yazar; gene bu bağlamda, geleneği sürdüren sıcak aile tablolarının yansıdığı bazı yazılarında; börek içlerinden DÎLinin zenginliğini, derûnu ortaya koyan, Hayat Fırını’nda pişirdiği kelimelerle iç’li yolculuklara düşürür bizi.

Sade bakışla yetinmez Demirci, Mülk Suresindeki “tekrar tekrar bak” emrini uygular ve sanatçı hassasiyetiyle yorumlayarak; bir yenileme, arındırma, sağlama işlemine tâbi tutar dünyayı.

Deneme kitaplarından “Hay Hay Hayat” adıyla ve muhtevasıyla, Aslî Kaynağa işaret ettiği gibi; yazarının hayatı, kaderi teslimiyetle, tevekkülle onaylayışı, rıza gösterişini ve ömrü teçhiz etme hedefini de ihsas eder sanki. Denemelerinde; İslâmi bir ölçüyü, kalbî ayarı, denge ve nizamı, ötelerin ötesini, gerçek hayatı duyuran aşkın bir dil, her zaman varlığını duyurur. Belki bazılarının anlam bulmakta, yaşamakta çok zorlandıkları Hay’a dayalı hayat; imanla, manevî dayanaklarımızla daha da kıymetlenerek iki üç hayat cesametinde, derinliğinde yaşanabilir.

Şair, yazar ve mütercim İbrahim Demirci; genelde mülâyemetle, Müslümanların yaşadığı sorunlara, maruz kaldığı tehlikelere temas eder. Değişim onca önemlidir, “ama hiçbir değiş tokuşun ya da değişimin yıpratamayacağı değerlerimiz de olmalıdır.”

Yarılmalara, bölmeli kafalara ve bölücülük anlayışına değinir. “Asıl bölücülük, varlığı bölme, parçalama, darmadağın edip işlevsizleştirme; insanın ve insanlığın bölünüp parçalanmasıdır, hakkın ve hakikatin lime lime edilmesidir.” der. Yenileşme, gelişen teknolojiyle, arzın cennetini gerçekleştirsek bile “insanları dünyanın ‘geçici’ olduğu gerçeğinden uzaklaştırabileceği ihtimalinden” söz ederek bizi ikaz eder.

Memleketin, “Burası Türkiye denilerek” “sözün neredeyse her türlü haksızlığın, hukuksuzluğun, keyfîliğin, saçmalığın, mantıksızlığın, saygısızlığın, ilkesizliğin, tutarsızlığın, düzensizliğin, pervasızlığın… olağanlaşmasını sağlayan sihirli bir formüle dönüşmesine” karşı çıkar.

“Bitkiselleşmeye, uyuşukluk ve yuvarlanmaya, içsizleşmeye” muârızdır. Zamanın tesiriyle Mümin gevşememelidir. “Sorumluluk bilinciyle, eleştiri ahlâkıyla donanarak; birey ve toplum olarak muhasebe yaparak”, “dinamik hayat unsurlarını kuşanarak harekete geçmelidir”.

Kendine ve dünyanın olumsuz gidişine karşı “bir uyarı, uyanış, silkiniş işareti olarak ‘Yeter’ diyebilmelidir.” Parmaklarında sembolik bir “yüzük” ve bir de terzi “yüksüğü” taşır muhtemelen İbrahim Hoca. Üryan âleme güzelim giysiler diker ve herhalde gönlünden nişanlıdır.

Etiketler
Devamı

Hüzeyme Yeşim Koçak

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı