Dosyaİbrahim Demirci Dosyası

Kamil Yeşil – Hayatın İçinden / Kitabın Ortasından Konuşan Yazar

Kamil Yeşil – Hayatın İçinden / Kitabın Ortasından Konuşan Yazar

Bazı yazarlar vardır, hayatı kitaptan öğrenir. Onların yazdıkları kitap ölçeğinde gerçektir. Aslında kurmaca bir dünyadır anlattıkları. Bu tür yazarlar sokağa, pazara çıkmaz. Onların sokağı kitap sokağıdır, kitap pazarıdır. İnsanları, soyut bir dünyada dolaşır. Şüphesiz bu tür yazarlık da bir yetenek işidir. Çünkü sınırları belirlenmiş bir dünya içinden yeni dünyalar keşfetmek de bir marifettir. Ama nedir? Geçmiş zaman adamlarına yeni giysiler diken terzilerden farkı yoktur bu tür yazarların.

Bir de hayatın içinden yazanlar vardır ki İbrahim Demirci ister şiir yazsın ister deneme, tam bu kategoride yer alır. Yazarı bu şekilde tanımlamamıza yetecek bir eseri var elimizde: Hay Hay Hayat. Cezmi Ersöz’ün Hayat Bir Emrin Var Mı kitabındaki duyarlığın bizim mahalleye özgü olanı desek yeridir bu kitap için. Hay Hay Hayat. Başım gözüm üstüne.

Nereden devşiriyor yazar bu seçki(n) denemelerde malzemesini. Otobüs duraklarından, camilerden, toplantılardan, okuldan, taşıtlardan. Yani hayatın tam ortasından.

Dilden, kelimeden kurulmuş bir dünya değil ama dil ile inşa edilmiş bir dünyadan da uzak değil. Dilden gelen, dilde yaşayan bazen de dilden çıkan bir hayatla karşı karşıyayız.

Kelimeler ve Şeyler yazarından öte, sahici bir dünyaya çekiyor bizi yazar. Demirci’nin, ironik olanı yakalamakta usta bir yazar olduğunu gösteren en önemli eseri bu. Doğrusu, İbrahim Demirci ile sohbet imkânını az bulan biri olarak onun bu kadar ironik olduğunu bilmiyordum. Acaba bu ironi dilin yazara kazandırdığı bir anlatım mı diye düşünmeden edemedim. Ne de olsa kelimeler, imla, cümle derken dil üzerinde yoğunlaşmış bir yazarla karşı karşıyayız.

İster dile, yazar İbrahim Demirci tarafından yüklenmiş olsun; ister dilin içinden yazar tarafından keşfedilmiş olsun; eserin niteliği değişmiyor. Türkülerden, şiirlerden, küçük anekdotlardan, hayata dair kısa notlardan yararlanılarak yazılan Hay Hay Hayat’tan anlıyoruz ki İbrahim Demirci; aynı zamanda bir ayrıntı ustası. Küçük şey yoktur, mu denmişti? Evet, Demirci için de küçük şey yoktur. Her şey büyüktür. Çünkü hayat o küçük şeyler üzerine kurulan büyük bir kaderdir. Hayat, artık kaybolmuş bir kavram olan “hayat”ta cereyan etmese de, çocukluğun elmaları anı olsa da, taşıtlar, kediler, anneler var hayatımızda. Kadir gecesi var, Ramazan var, düğün var ve en önemlisi ölüm var. Hayatın uçları hep bu iplerle bağlı birbirine.

Kısa ve fakat oylumlu metinlere imza atmış yazar. Yaşamış ki atmış, hissetmiş ki atmış.

Yazıları böyle de şiirleri nasıl?

Demirci’ye bakacak olursak, şiir ondan kaçmış. Edebiyat’a şiir ile başlayan ve şair kimliği ile temayüz eden Demirci’den dostları şiir de bekliyor tabii. Şiir, şairden kaçar mı? İbrahim Demirci’den kaçmasa da en azından uzaklaşmış ve araya mesafeler girmiş. Kötümser bir ifade oldu. Aslında Demirci, Adonis’ten, Nizar Kabbani’den şiir tercüme ederken, şiire tutulduğunu, şiirden kaçılmadığını, kaçılamayacağını başka bir dil ile gösteriyor bize. Ama biz yazdıklarına bakalım. Mesela, Ay Burcu’na. Mevsimlerin giysileri ayları görüyoruz ayrı ayrı. Hepsi de yaşanmışlıktan ve de kitabın ortasından konuşan şiirler. Diriliş, direniş, savaşım, bir davayı omuzlamak, mazlumun yanında yer alışın, zalimin karşısında duruşun aynı dil ve içtenlikle ifadesi.

Öyleyse başlığa dönebiliriz :

İbrahim Demirci: Hayatın içinden / kitabın ortasından konuşuyor. Şiirde de böyle düz yazıda da. Çünkü hayatta böyle. Yazdıkları hayatından beslenen bir sanatçı için başka türlüsü olamazdı zaten.

Etiketler
Devamı

Kâmil Yeşil

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı