Kâmil Yeşil – Satılık Öykü

Kâmil Yeşil – Satılık Öykü

Öykücü geldi !

Taze öyküler geldi!

Öykülerim var!

Sıcacık.

Dumanı üstünde öyküler.

Var mı alan?

Beyim, öykü ister misin, öykü?

Deresi şırıl şırıl, çakıl taşları ışıl ışıl öyküler.

Kalbi temiz insanların öyküsü hepsi.

Herkese iyilik, güzellik dileyen, faydalı öyküler.

Her yaşa her cinse hitap eden öykülerim var.

Öyküler burada! Var mı alan?

Romantik, trajik, dramatik, komik öyküler. Hay­di, sayfa sayfa. Tam kıvamında. Times New Ro­manla yazılmış, en uzunu üç sayfa. Çok yer tut­maz. Bir solukta okunur.

Bütün kahramanlarının konuşmaları Twitlik. Hikmetli Twitler mi atmak istiyorsunuz? İşte size kaynak. İster Facebook’ta yayımlayın, ister Twitter’de.

Sayın senarist!

Öykü, lazım mı öykü? Heyecan namına ne arar­san var. Entrika. Cinayet, aşk, ihanet, sosyal me­saj, Kürt sorunu, İslamcılık, muhafazakârlık, bi­reysellik, kültürler arası etkileşim, dinler arası di­yalog.

Tarihin dibi bu öykülerde.

Toplumun aynası.

Bireyin iç dünyası.

İster misin beyim? İster Tv dizisi çek, ister film yap.

Sayın Genel Yayın Müdürü!

Ağzına layık öykülerim var. Kulak memesi kıva­mında hepsi. Suyu, şerbeti yerinde. Taş fırında, odun ateşinde pişmiş öyküler.

İster misin?

Dergini zengin gösterir.

Haydi, dumanı üstünde öyküler geldi.

Yükte hafif, pahada ağır öyküler. İster tercüme et ister uyarla.

Zamansız, mekânsız, olaysız, kahramansız, hiç­bir şey anlatmayan öyküler.

Karaktersiz değil.

Kahramansız.

Her şeyi bir bir anlatan da var, hiçbir şey anlat­mayan da.

Öykü vereyim beyim?

İster misiniz?

Sayın Ana Bilim Dalı Başkanı!

Tam size layık öykülerim var. Arayıp da buladığı­nız öyküler.

Üzerine makaleler yazarsınız.

Olmazsa.

Talebeleriniz yüksek lisans, doktora tezleri ha­zırlar.

Öykü ister misiniz, öykü?

İçinde “yok” yok. Göstergebilim, yapısalcı­lık, yansıtmacılık, Çehov tarzı, Maupassant tar­zı, Kafkaesk, Borges tarzı. Ne ararsanız bulunur içinde. Dışavurumculuk, varoluşçuluk, mimesis, taşra, kadın sorunları, gençlik bunalımları.

Kategori, kategori.

Esatir, mitoloji, metinler arasılık, üst kurmaca, sanal gerçeklik… Hepsi tekmil, hepsi bir arada.

İster misiniz?

Haydi, ilkler burada. Türkçeye geçen ilk psikolo­jik, sosyolojik terimler bu öykülerde. Cinsel so­runlar, işçi işveren meseleleri ilk kez bu öyküler­de ele alındı. Otobiyografik ayrıntılar, itiraflar, skandal ayrıntılar.

Öykü ister misiniz, öykü?

Mutlu sonla bitenler de var aralarında, beklen­medik, sürpriz sonuçlar da.

Nesilden nesile aktarırsınız.

Uzatırsanız nehir roman olur, kısaltırsanız küçü­rek öykü.

Sayın Bakanım,

Öykü ister misiniz öykü?

Şahsınıza değil, bakanlığınıza.

Ben yazdım.

Ders kitaplarına koyarsınız. Talebelere dilimizin tadını, güzel Türkçeyi öğretir, estetik yaşantı ne­dir onu tattırır. Ahlak, kimlik, karakter, medeni­yet, 2023’ten 2071’e gelecek tasavvuru, ne arar­sanız var içinde Allahın izniyle.

 

Telif istemiyorum.

İstemem mi dediniz?

Siz bilirsiniz.

Beyim, bir öyküye kaç lira verirsiniz?

Pazar filesini dolduracak bir ücret verseniz ye­ter bana.

Ne dersiniz?

Demek pahalı buldunuz.

Bir kilo kuşbaşı, bir kilo kıymaya ne dersiniz peki.

Bu da mı olmaz.

O zaman bir kangal sucuk, üç yumurta, iki ek­mek olsun.

Etmez diyorsunuz.

Bir yuvarlak küçük kaşar, bir ekmek, bir bardak çay olsun bari.

Çok şey istiyorum, diyorsunuz.

Bir çay, bir simit ve üçgen peynir olsun o zaman.

Kurtarmaz öyle mi?

Pekiyi, siz ne veriyorsunuz?

……………

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>