Öykü

Meral Afacan Bayrak – Uyurum Ben Seninle

Meral Afacan Bayrak – Uyurum Ben Seninle

Ah kardeşim, bir anlasan, devinen derdin sızısını.

Bütün uykusuzluklarımı.

Uyumak için anlaşmıştık. Sözü vardı bana/ ona mı?

“Beraber bir şey yapalım” dediğinde böyle bir şey düşünmüştüm. İnsanı içini çeke çeke ağlatan, hoyrat bir türkünün son nakaratı gibi okuduğum bütün günlük gazeteler. Neden kendimi ateşe atayım dedin doğal olarak. Haklısın. Bütün kalbimle katılıyorum sana. “Yeni bir proje için hazır değilim” demiştin. Sebep, firmanın sana ödeme yapmaması dışında, hala senin yaptığın işlere inanmayan ekip arkadaşların olabilir mi? Siyasal çalkantılar ne kadar taşları yerinden oynatsa bile, bir vefan olmalıydı… O an çıkıp gitmek, o cümle kapıdan, ne kadar doğru olabilirdi? Ama düşünmeden, çıktın gittin. Hikayen yön değiştirdi.

“Sis var!”

“Evet, var…”

“Belirsizlik?”

“Gani…”

“Yine de iyimser olalım mı?”

Gülümsüyor. Bu, evet olmalı. Tavrını hayra yoruyorum.

Şiddetli bir başağrısının gecemi mahvetmesine izin vermemeliydim, evet. Yine de mev­cut ağrı kesicilerin başaramadığını ben nasıl başaracağım? Bazen istemek temenni etmek anlamsızlaşıyor. Migren… Kaç yıl daha çeker bu derdi? Gözünde büyüttüğün ne varsa kü­çülüyor. Ağrılı sızılı yanlarım, sorularımın cevabını… Bulmaktan yitirmeye vakti olmayan karde­şim… Acaba bana derman olabilecek mi güzel, özenli sözlerin? Başarabilecek miyim sıyrı­lıp ağrıdan, hayata/aranıza dönmeyi?

Berrak bir zihinle ağrısız acısız günlerin özlemiyle doluyum. Bütün bunlar… İnat/azim gösteren birinin ham hayalleri… Belki yanılıyorum. Güneşin ısrarla, daha fazla açıdan gördüğü o pencere… Kıyıda bilinmesi gereksiz bir detay gibi, kıpırtılı, mesut. Orada diz kırıp otur­man, hep tevekkül etmen takdire şayan dostum.

Sabah oldu. Günün başlangıcı, bazıları için bitişi olabiliyor. Bu da anlamsız… Sabah na­mazı kadar zengin bir yanı olsaydı şüphesiz umursardım heyecanını. Artık olmuyor. Örne­ğin bambu ağacı olsa, şu ağaç… Senden gölgemizi kaplayan sessizliği okumanı isterdim.

Gevrek/ çıtır/ canlı

Bir balık şıkırtısı, tezgahta/ zihninde.

Bir yaprak hışırtısı sarmaşıktan…

Neyi umursamalıyım?

O da olmasa bitmişsin… Muhatabının zihnini meşgul eden emlak yasası kadar yer et­miyorsan sıralamada…

Kurumamak için direnen susuz kalmış bir cılız fesleğen öbeğinin saksısını benimseme­si gibi, benimsedin… Neden anlaşılsın ki, düşüncelerinin işe yaramazlığı?

Az kelam edince o, susuyorsun.

Belki en çok çıplak/diri gerçekten korkuyorsun.

Kafamda seninle ilgili başka bir düşünce olsa bunu mutlaka paylaşırım. O bunu umur­samıyor. Yokmuş gibi davranıyor. Dolayısıyla düşünce seninle paylaştığımız bir şey…

Uzaklaşınca unutmuş olmuyorsun. O nalet şeyle arana mesafe girmiyor çünkü. Bera­berce…

“Gel… Papatya toplayalım.” diyen, kız çocuğunun elinden tutuyor anneannesi. Zihnin­de (toruna ait her bir ayrıntı) onun cümleleri kıymetli, varlığı olağanüstü bir gerçeklik gibi. Avunuyor. Gibi diyorum çünkü ona göre öyle. Anneanneyle, torunu sarılıp uyuyorlar. Annean­ne yakında umreye gidecek, heyecanlı. Uykusu kuş gibi hafif. Yaranın üzerindeki kuruyan kalınlaşan kabuğa bakıyor. Sızlıyor. Sadece o görüyor. İyileşsin artık, istiyor. Her yokladı­ğında bir önceki güne göre daha az acı hissediyor. Uykusuzluk ve yara…

Birebir…

Geçecek hepsi…

Bir yirmi dört saat daha geçti.

Rüzgarın yönü değişiverdi. Tam tersi yönden esiyor şimdi, acı acı. Rica minnet yazdır­dığı dilekçeyi küfür edip yırtan, üstüne basıp ter ter tepinen işçi emeklisi, kırmızı piti kare­li gömlekli amca. Onu gördün kardeşim.

“Aklını mı oynattın, niye böyle davranıyorsun? Gel amcacım, hele otur bir kere, soluk­lan… Meseleyi anlat, belki yardımım olur sana.” diyor. Sakinleşiyor adam.

Yazıklanmak, yeni bir hayal kırıklığını bertaraf etmekten daha kolay belki. Kırmızı şal, bir umre ziyareti dönüşünde gül esansı dağıtan adamın dikkatini çekmedi.

Şimdi pişman olsa… der miydi?

Derdi Yakup bile…

Tekrar ediyorum: Uyumalı ama beraberce…

Etiketler
Devamı

Meral Afacan Bayrak

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker