Mücahid Dündar – Şathiye

Mücahid Dündar – Şathiye

E yâ rindâ, n’olâ itsem ıyân ol sır hafâ kalmaz;
E yâ olsan ne olmazsan ne kim, mefnâ sanâ kalmaz.

“Nefahtû fîh” hitâbından, meserret bul senâindan;
“Belî yâ Rab” cevâbından, sanâ râcih nidâ kalmaz.

“Ve elzemnâhü külle ins” hisâb etme kerâmâtın;
Sücûdün mennile zâhid, nazargâhâ resâ kalmaz.

Dilersen ger tecellâsın, de “Sübhânek”, hazer kıl sen;
Civâr-ı Tûr-i Seynâ’dâ niâlînen fetâ kalmaz.

Kalem kürsî nedir ya arş, ü ya levh û melek ervâh;
Vesîdir kalbi rindânın, emel, havf û recâ kalmaz.

Buyursan “elkı asâkâ” eger çıksam Tuvâ’yâ men;
Buyursan “lâ tehaf innek” yed-i beyzâ, asâ kalmaz.

Bilenler “mâ” vü “illâ”yı bilir sâde ibâdâtı;
“Halaktü’l-cinn ü insân”ı; ko zimmetten riyâ kalmaz.

Kelâmım tut, vücûdun bâğına koyma ham ervâhı;
“Ve razîtû leküm İslâm”da hem dîn û rızâ kalmaz.

Kavil-bed sanma ey nâdân; ki hakdır “Leyse fî cübbe”;
Ger erersen o mêrâtibde esvâb û ridâ kalmaz.

Şevâğil cümle Leylâ’dır, esâtîr sende vâfirdir;
Ko git, hâlin harâbâttır; uşâk Hak’dan cüdâ kalmaz.

Meded ummâ Alî –kerrem- Hasen Fâtîma Hüseyn’den;
“Ve yebkâ vechü Rabbik” fe “senâ aşer-Hudâ” kalmaz.

“Ve mâ yentiku an ehvâ” olursan sırrına mazhar;
“İlâ abdih fe evhâ mâ” kelâmından “evhâ” kalmaz.

Ve sâlik fî sebîlillâh, olursun sen fenâ fillâh;
Ki itmezsen şatah vü nâz; bes Allah de hevâ kalmaz.

mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün

*Önceki sayımızda yayınlanan Ali Bektaş’ın “Kalsın” redifli şathiyesine nazîre.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>