Rabia Boran – Ölürken Çok Duygusal Ölüyorum Beni Affet!

anne! severken çok duygusal seviyorum beni affet.
mutluluk ve mutsuzluk tamamen kişiseldi,
toplum bu duruma çok sonradan eklendi.
ölümüm, öyle kolay, birden ve sessiz olmadı elbette!
gürültülü ve derindendi.
bir gençlik aldı benden belki.
filmler izlenir ve biter işte, filmdir.
insan doğar, yaşar ve en çok da canı sıkılır
canı sıkılıyorsa muhakkak bir sebebi vardır!

perec, kafka ve nietzsche’yi bilmemekle galiba annem iyi bir şey yaptı.
özne ile iktidar arasındaki ilişkiye hiç dahil olmadı.
babamın mesaiye kalmasıydı tek kederi.
devletle hiç işi olmadı.
otoriteye ve kamusal alana bulaşmadan,
sivil itaatsizlik nedir bilmeden,
sebepsiz can sıkıntısına hiç pirim vermeden,
salınırdı evimizin koridorlarında ağır aksak.

yalpalayarak! tamamen duygusal bir müslüman olarak!
krisnamurti neresiydi ki, evimizin koridorlarından hiçbiri
oraya açılmadı yazık!

anne! insan doğar, yaşar ve ölür.
ölürken çok duygusal ölüyorum beni affet!

insan ölür koridorlarda uzun uzun…
içinin kapılarını yüzüne birer birer çarparak…
delirerek ölüyor işte, öyle birden değil.
insan ölür en çok da var olarak.
numara yaparak,
toplumsal bir mutsuzluk olarak,
bir film karesi gibi kendini ömründen makaslayarak…
insan ölüyor içinin koridorlarında canı sıkılarak.
hem de annesinden çok önce,
hem de annesinden çok duygusal olarak, insan ölüyor işte!

anne!ölürkençokduygusalölüyorumbeniaffet.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>