Sedat Cereci – Bedevilerin Sanat Korkusu

Sedat Cereci – Bedevilerin Sanat Korkusu

Afrika’da göçebe olarak ya­şayan toplulukların genel adı olarak bilinen “bedevi”, bir başka anlamda da uygarlığa, uygarca yaşamaya kar­şı olan, ilkel gelenek ve kaba anlayış­larla yaşamayı âdet haline getirmiş insanlara yakıştırılan addır. İnsan­ca duygular, düşünceler, davranışlar ve kurallarla toplumsal örüntülerini oluşturma çabası veren toplumlarda, insancıl kurallara uymayan, hukuka saygı duymayan, yaşamlarını başka­larının hakları üzerinde biçimlendir­meyi alışkanlık haline getirmiş kişi­lere yapılan “bedevi” yakıştırması, uygarlığın gereği ve ürünü olan sa­nata karşı olmayı da içermektedir.

Tarih boyunca uygarlıkla, tinsel varlığını ahlâk, duyarlılık ve nezaketle terbiye etmiş uygar insan­larla, insanın doğasındaki tanrısal enerjiyi düşün ve duyguyla örerek ortaya koyduğu üretimlerle özdeş­leşmiş olan sanat; kabalığı, sahteci­liği, ahlâksızlığı, yancılığı ve yalan­cılığı ilke edinmiş bedevilerin büyük korkusu olarak yer etmiştir. İnsanın binlerce yıllık birikimiyle elde ettiği yüksek kültürün, yüce duyguların, aşk inceliğindeki motiflerin yansı­ması olan sanat; varlığındaki düzen, disiplin, sorumluluk anlayışı, özveri, emek, sabır, insanseverlik, insancıl­lıkla bedevileri korkutmuştur. Bede­viler bu özelliklerin hepsinden uzak­tır çünkü.

İlkel ve vahşi bir yaşam biçi­mini tanıyan bedevilik, diğer insan­lara saygıyı, hukuku, kişi haklarını, eşitliği, güzelliği, barışı, dürüstlü­ğü yok sayarak insanın tinsel ve be­densel varlığına aykırı gelen bir bi­çimi benimsemiş, hak yemeyi ve ka­balığı örfe dönüştürmüştür. Oysa sa­nat, bedeviliğin yok saydığı değerler üzerine kurulu, insanın insanı ve in­sanlığı önceleyerek yaptığı etkinlik­leri kapsayan, hukuku, eşitliği, ba­rışı, dürüstlüğü, ahlâkı, insan sevgi­sini ve saygıyı temel ilke olarak be­nimseyen eylem ve üretimdir. Sana­tın emeğe, düşünceye, yüce duygula­ra, sorumluluğa, duyarlılığa, özveri­ye dayalı ilkeleri nedeniyle bedeviler sanattan korkmaktadır.

Yaşamlarını iç ilişkiler, ya­bancılara karşı öfke, yancılık, sah­tecilik, ikiyüzlülük, kabalığa daya­lı örflerinden aldığı cesaretle sür­düren bedeviler, evrenin gerçekleri­ni duyumsayıp çarpıcı biçimde orta­ya koyan sanatın açıklığından, ger­çekçiliğinden, uyarıcılığından rahat­sız olmaktadır. Çirkin iç dünyaları­nın, sinsi düşüncelerinin, çıkar he­saplarının, kirli oyunlarının, gerçek yüzlerinin ortaya çıkmasından kor­kan bedeviler, sanat aracılığıyla tüm gerçekleri ortaya koymaya çalışan sa­natçılara düşman olmaktadır. Ken­dilerini, uygarlığı ve uygar insanla­rı düşman olarak tanımak yoluyla güçlü hissetmeyi ilke edinen bedevi­ler, bu kapsamda uygarlığın simge­si olan sanatçıları da düşman olarak görmektedir.

Kırsal alanlarda, mezralarda yaşasalar da, büyük kentlerde yaşa­salar da varlıklarını kuşatan kabalık, ahlâksızlık ve hukuk tanımazlıktan uzaklaşamayan bedeviler; kendileri­ne yakın gördükleri örgütlere, ma­kam sahiplerine dayanarak güç bul­maya çalışmakta; dürüst insanların hakları üzerine yaptıkları çıkar he­saplarını gerçekleştirmek için yancı­sı oldukları kişi veya örgütlerden ya­rarlanmaktadır. Bu kapsamda hiç­bir zaman yancılığı, örgütçülüğü, ar­sızlığı tanımayan sanatçıları karan­lık dünyalarından uzaklaştırmak için uğraşan bedeviler, korktukları sana­tın aydınlığını kötülemekte; sanatçı­lara iftira atarak kendilerini aklama­ya çalışmaktadır.

Bedevilerin en kabası ve en tehlikelisi olan “dindar maskesi” takmış olanlar, hunharca davrana­bilecek kadar sanatın ve sanatçının düşmanıdırlar ve sanattan en çok korkan küçük insanlardır. Dini gös­terişe dönüştürerek abartılı gösteri­ler yapan dindar maskeli bedeviler, sanatın ayrımcılığa, yobazlığa, dar kafalılığa, bağnazlığa, tabulara, ba­tıllara karşı çıkan kararlı tutumun­dan da korkmakta; küçücük dünya­larını tehdit eden sanata bu nedenle de düşman olmaktadır. Sanatın ev­rensel yaklaşımı, daracık dünyalar­da dogmalarla kelepçelenmiş olarak yaşayan, beyinlerini haksızlığa da­yalı törelerle kilitlemiş, vicdanlarını haksızca çıkar hesaplarına tutsak et­miş bedevilerin büyük korkusudur.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>