Dergi Büroları DosyasıDosya

Selçuk Küpçük – Kapanmış Dergiler Antolojisi : İpek Dili -80 Kuşağı’nın Son Toplanma Merkezi-

Selçuk Küpçük – Kapanmış Dergiler Antolojisi : İpek Dili -80 Kuşağı’nın Son Toplanma Merkezi-

Ipek Dili, Bursa’da 1995 ve 1999 yılları arasında şair İhsan Deniz tarafından çıkartılan bir şiir dergisi idi. Salt şiir dergisi olarak hazırlanan bir yayın her zaman edebiyat ortamı için özel’dir. Günümüzden geriye doğru bir hat çizsek, yüzlerce edebiyat dergisinin varlığına rağmen salt şiir ve şiir üzerine poetik metinlerin yer aldığı dergi sayısının bir hayli az olduğu görülecektir. Yine de anmak gerekirse mesela Ludingirra, Sombahar, Geniş Zamanlar, Göçebe, Bürde, Şiir Atı, Poetika, Broy, Yusufçuk, Papirüs’ün ilk dönemi, Şiir Sanatı, Yaprak gibi dergiler sadece şiir ve şiir üzerine yazıların yayınlandığı oluşumlardı. Hatta yeri gelmişken şunu da ekleyelim ki, 1980 öncesinde bu anlamda salt şiir yayınlayan dergilerin sayısı oldukça azdır. Ancak, bu anlamda 80 sonrası hızlı bir artış ortaya çıkıyor.

İpek Dili de, ismini andığımız bu şiir dergile­ri arasında önemli bir yere sahip. Derginin dü­zenli yayın periyodu olmamasına karşın, top­lam 15 sayılık bir birikimden bahsediyoruz. Bu, aynı zamanda Türkiye’de 90’ların ikinci yarısına denk gelen bir zaman dilimidir ve İpek Dili, ter­cih ettiği poetik duruşu bakımından 1980’ler­den 2000’lere ulaşan şiir anlayışının adeta son taşıyıcılarından birisidir. Bahsettiğimiz şiir anla­yışının 1980’den itibaren hangi dergi çevrele­ri ve şairler tarafından temsil edilmeye çalışıldı­ğına ve İpek Dili’ni incelemeye geçmeden evvel, Bursa’da edebiyat dergiciliğinin yakın dönem tarihsel geçmişi hakkında kısa bir giriş yapmak gerekli. Lakin bu girizgahı yaparken İpek Dili’nin Bursa ile ilişkisinin organik bir zeminden yapı­lanmadığını ve çıkış, varoluş gerekçelerinin şe­hir ile bir bağının bulunmadığını hemen belir­telim. Herşeyden evvel İpek Dili bütün nitelikle­ri bakımından bir “merkez” dergisidir. Bir bakı­ma 90’lı yıllar sadece Bursa’da değil Türkiye’nin “merkez” dışındaki birçok ilinde edebiyat der­giciliğimiz adına önemli değişimlerin yaşandı­ğı tarihlere denk düşer. Bu “denk düşme” aynı zamanda merkez dışında oluşum haline ge­len entelektüel birikimin de yansımasıdır. Bel­ki bu birikimin öncü izlerini Nisan 1985 tarihin­de Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesinde çıkmaya başlayan İkindiYazıları’na kadar götürmek müm­kün. İpek Dili’nin bir merkez dergisi olduğunun en büyük göstergesi ise hiç kuşkusuz burada ürün yayınlayanların isimleri, mesele edindiği poetik temalar ve şiir üzerine vurgu yaptığı es­tetik seçiciliğidir.

Bursa’da İpek Dili’nden evvel ve sonra yayınla­nan bazı dergilerden bahsetmeye başladığımız­da bu birikimi 9 Aralık 1886-16 Eylül 1891 tarih­ lerini arasında Vali Ahmed Vefik Paşa tarafından çıkartılan Nilüfer(1) dergisine kadar çekilebiliyo­ruz.. Demokrat Parti’nin iktidara gelişi ile hepsi­nin kapatıldığı, Cumhuriyet Halk Partisi ile orga­nik ilişkiler içerisinde çalışan, birbirinden fark­lı isimler verilerek birçok şehirde yapılandırılan Halkevlerinin, Bursa şubesi tarafından çıkartılan Uludağ (İkincikanun 1935-Mayıs/Haziran 1950 tarihleri arasında, toplam 102 sayı), Cumhuri­yet döneminin ilk önemli yayını. Dr. İsmail Mus­tafa Kulen başta olmak üzere farklı isimler tara­fından hazırlanan Uludağ, benzerlerinin izinden giderek ulus-devlet inşasının ideolojik konumu­na yaslanan, yerel folklor ve dil araştırmaları ya­pan bir dergidir. Kemal Karpat “Osmanlı’dan Gü­nümüze Kimlik ve İdeoloji” adlı kitabının Ekler Bölümünde, Halkevlerinin çıkardığı dergileri sı­ralarken Bursa’da Türkün(2) isimli bir dergiden daha bahsediyor. Ancak hangi yıllar arasında ve kaç sayı yayınlandığına yönelik bir bilgi yok. Ben araştırmalarım neticesinde Türkün’ün 1936 yılın­dan itibaren yayınlandığını ve Uludağ dergisinin isim değiştirmiş hali olduğunu öğrendim.

Demet(3) isimli dergi 1943-1946 yılları arasın­da Dr. Münir Halil Erem tarafından 21 sayı, Elif isimli dergi İnegöl’de, Kasım 1961-Ekim 1964 ta­rihleri arasında toplam 36 sayı olarak yayınlanı­yor. Yaşar Faruk İnal, Rauf Usal, Yavuz Gürgözü isimleri tarafından.. Çatı dergisi Ocak 1963-Ara­lık 1964 tarihleri arasında toplam 24 sayı, Asım Konaklı ve Bedia Özkan tarafından, Alkım dergi­si 15 Nisan 1968-15 Şubat 1976 tarihleri arasın­da Bursa Eğitim Enstitüsü’nün yayını olarak Tu­ran Birinci yönetiminde 61 sayı çıkıyor. 1970’li yıllarda ise şair Mücahid Koca tarafından ha­zırlanan Sur dergisini görüyoruz. 1972-73 ta­rihleri arasında.. Yine şehirde Marmara gazete­sinin Sanat eki olarak hazırlanan Bursa’da Sa­nat Edebiyat’ı da anmak gerekli. Bugün edebi­yat dünyamızın önemli isimleri haline gelen Be­şir Ayvazoğlu, Osman Bayraktar, Ali Sali, Müca­hid Koca, Adem Turan, Hasan Aycın gibi başlıca isimlerin 1978’den 1983’e kadar verilen bu ekte çoğunun ilk ürünlerini yayınladığını hemen be­lirtelim. 1986-1987 yılları arasında şair Metin Önal Mengüşoğlu’nun çıkardığı Kelime dergi­sinden bahsedebiliriz. Kelime’nin baskı işlerinin Konya ve İstanbul’da gerçekleşmesine rağmen, hazırlığı Mengüşoğlu tarafından Bursa yapılır­dı. Kelime’de de çok önemli isimler çıkar karşı­mıza. Mustafa Kutlu, Murat Kapkıner, Cahit Koy­tak, Süleyman Çelik, Cevdet Karal, Nurettin Dur­man, Dücane Cündioğlu, Adem Turan, Ali K. Me­tin gibi isimler..

Nahit Kayabaşı’nın hazırladığı Biçem, Nisan 1990-Şubat 1993 tarihleri arasında 12 sayı ya­yınlanıyor. 1991 ve 93 yılları arasında ise Eks­pres Sanat isimli bir dergi var. Ayhan Uzoğuz ve Nuri Kolaylı tarafından yayınlanıyor. Biçem’in ka­panışı ardından Nahit Kayabaşı bu sefer Ma­yıs 1993 tarihinde 72 sayı boyunca sürdürülen Yeni Biçem’i çıkartmaya başlıyor. İlk sayısı Eylül 1995 tarihini taşıyan İnsan Saati isimli derginin, Kahramanmaraş’a taşınmadan evvel ilk 7 sayı­sının da Bursa’dan hazırlandığını belirtelim. İn­san Saati’nin sahipliğini Ziya Aksakal, yazı işle­ri sorumluluğunu Rasim Demirtaş, yayın yönet­menliğini ise Bünyamin Küçükkürtül yapıyor­du. Türkiye Yazarlar Birliğinin Bursa şubesi 1996 yılında İnkaya Çınarı adlı bir dergi çıkartır. Yine 1996 yılında Erguvan isimli bir dergiye rastlı­yoruz. 1997’de H.Kemal Sevinç Mozaik’i yayın­lar. Aynı yıl Düşlem, Nahit Kayabaşı, Nuri Demir­ci, Ali Aksoy, Haluk Cengiz tarafından çıkarılıyor. 1998 yılında Feridun Yılmaz, Mustafa Efe, Meh­met Aydemir, Şenol Karagüze, Hasan Karayıl­maz, H. Ufuk Aktaşlı, Ali Kamış gibi isimler tara­fından hazırlanan Yolcular isimli dergi var. İlk sa­yısı Nisan 1998 tarihinde Kırıkkale’de Cevat Ak­kanat tarafından sunulan Lika isimli derginin de 33. sayıdan itibaren Bursa’dan hazırlandığını ek­leyelim. 1999’da Bursa Defteri dergisi… 2000 yılında ise Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin dergisi Çığrık, Bursa İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği adı­na yayın yapan Kalemberk isimli dergi yayınlanı­yor. Kalemberk’te tanınmış yazar ve şairlere rast­lıyoruz. Nihat Nasır, Mustafa Muharrem, Musta­fa Kara, Gökhan Özcan gibi mesela.. Günümüz­de de yayınını sürdüren ve Ramis Dara tarafın­dan hazırlanan Akatalpa da 2000 (Ocak) yılında çıkmaya başlayan dergilerden. 2002 yılında ise Ülfet Yıldız, Hamza Meral, Nihat Palaz, Hasan Yıl­maz tarafından hazırlanan Vivo, Şenol Yazıcı ta­rafından hazırlanan KimseSiz dergilerini anabi­liriz. Yine 2002 yılında Nilüfer, Tahta Kalem ve Uludağ Üniversitesi Felsefe Topluluğunun yayı­nı olan Kaygı isimli dergiler çıkıyor. 2003 yılın­da Bursa Araştırmaları, Topal Karınca, Mavi Ada.. 2006 yılında Onaltıkırkbeş, 2007 yılında Kuşluk, 2009 yılında Hilmi Haşal’ın yayınlamaya baş­ladığı Eliz ve en son olarak 2010 yılında çıkan Hüdâvendigâr isimli dergiden bu anlamda bah­setmek mümkün. İpek Dili’ni, İhsan Deniz’in de zaman zaman ge­rek kendi dergisinde ima ettikleri, gerekse baş­ka dergilerin özel sayıları(4) ve bir dönem yaz­dığı Yeni Şafak gazetesindeki ilgili makalele­rinde(5) atıfta bulunduğu “80 Kuşağı”na bağla­yarak ele almak daha doğru olur. 1980 sonra­sı Türk şiirinde ortaya çıkan ve ilk izlerini açıkça Ebubekir Eroğlu’nun yayınladığı Yönelişler der­gisinde görmeye başladığımız estetik anlayışa eklemlenen İpek Dili’nin de içerisinde yer aldı­ğı tarihsel bir hat kurmaya çalışırsak karşımızda şöyle bir çizgi buluruz :

Yönelişler (Nisan 1981) – Üç Çiçek (Mayıs 1983) – Poetika (1984) – Şiir Atı (Mart 1986) – Defter (Ekim 1987) – Geniş Zamanlar (Haziran 1990) – Sombahar (Eylül 1990) – Bürde (Nisan 1991) – Düşler (Haziran 1991) ve İpek Dili (Nisan 1995)…

1980’ler Türkiye’nin salt sosyolojik, siyasal, eko­nomik ve kültürel ortamını etkilemedi. Geç­miş 10 yılı dikkate aldığımızda 1970’lerde ade­ta büyük basınç ile tahakküm kuran kaba sos­yalist gerçekçi şiir algısının ürettiği şiirsel arıza­lar ile hesaplaşıldığı bir zaman dilimini de arala­dı ayrıca. Kuşkusuz 70’lerin şiddet, sokak, ölüm­ler ve ağıtlar ile geçen uzun bir 10 yılını Türk şi­irinin görmezden gelemeyeceğini iddia edebi­liriz. Ancak mesele bununla kalmamış, şiir algı­sı bütünüyle ideolojik tasarımların nesnesi hali­ne indirgenmiştir. Bunun merkez yapılanması­nı belki Militan’dan Halkın Dostları dergisine ka­dar götürebiliriz. Şiirin ideolojiden yana koydu­ğu tercihinin kötü örnekleri ile çoğalan bu algı karşısında sahih metin örneklerinin görmezden gelindiğini ve hatta küçümsendiğini, mesela İl­han Berk’in yeterince sosyalist bulunmayıp şi­irinin bazı dergilerden geri çevrildiğini biliyo­ruz. İşte bu ve benzeri gerekçeleri üst üste koy­duğumuzda Türk şiiri adına 1980’den sonra çok önemli bir kırılma yaşandı. Birincisi metne yük­lenilmeye çalışılan ideolojik nosyon anlayışı terk edildi. Şiir metninin ele alınmasında, bu anlayı­şın ürettiği basıncın ortadan kalktığını söylemek mümkün. Dolayısı ile bütünüyle estetik kavrayış öncelenmeye başlandı. Geçmiş on yıllar ile kıyas olamayacak biçimde Türk şiiri adına yeni zen­ginleşimlerin kapısının aralandığı zamanlar ola­rak ele alabiliriz 80’leri..

İkincisi, Yönelişler ve Üç Çiçek dergilerinin ön­cülük ettiği bir ilk deneyim yaşandı. O da, dü­şünsel gelenek bakımından birbirinden fark­lı kaynaklardan beslenen şairlerin aynı dergi­lerde ürünler yayınlamaya başlamasıdır. Yani Adnan Özer başta olmak üzere sosyalist gele­nekten gelen genç kuşak şairlerin çıkardığı Üç Çiçek’te mesela, Cahit Zarifoğlu şiir yayınladı. Ya da Ebubekir Eroğlu’nun dergisi Yönelişler’de Ad­nan Özer, Oktay Taftalı gibi isimlerin ürünleri­ne rastladık. Mehmet Ocaktan’ın vakti ile yaptı­ğı “80 sonrası şairleri, gerisinde duran 70’li yılla­rın olumsuzluklarına düşmeden, daha geniş bir alanda kendi sesini ve insanını aradı. Bu arayış, 80’li yıllar şairlerini, her biri farklı ‘kök’lerden ve şiir yataklarından besleniyor olsalar bile, şiirsel potansiyellerini sürekli genişleterek daha içsel ve yer yer ‘mistik’ bir şiirsel gövdeyle bütünleş­meye yöneltti(6)” değerlendirmesini anabiliriz burada. Hatta 80’leri çözümlediği bir yazısında Haydar Ergülen şu sözleri ile İslamcı gelenekten gelen şairlerin hakkını teslim eder : “Bu dergiler­den herhangi birinde modern söyleşiyle, mu­halif şeyler söyleyen şairlerden önemli bir bölü­mün İslamcı çizgideki arkadaşlar olduğunu söy­leyebilirim. Eğer şu kötü ‘Gerici/İlerici’ kavramla­rını kullanmak gerekirse, bu şiirin ‘ilerici’ olduğu­nu da söyleyebilirim. Yani 80’li yıllarda, hâlâ bir kısım şair, erkek söyleyişli, karabıyıklı şiirler ya­zarken, öbür tarafta, bütün bunların uzağında zeka düzeyi yüksek, kalitesi yukarıda, eskiyi ve yeniyi izlediği belli olan çok iyi şiirler yazıldı(7)”.

Çizmiş olduğumuz bu tarihsel hat içerisinde Yö­nelişler ve İpek Dili’nin, beslendiği kaynaklar ba­kımından diğer dergi çevrelerinden ayrı ele alın­ması gerektiği iddia edilebilir. Bunu da İhsan Deniz’in hem 3. sayıda hem de 4. sayıdaki, der­giler üzerine ortaya koyduğu yazılarda okumak mümkün. İki yazıda da Deniz, Necip Fazıl’ın Bü­yük Doğu’sundan başlayıp, Sezai Karakoç’un Diriliş’ine, oradan Nuri Pakdil’in Edebiyat’ına ve nihayetinde de Ebubekir Eroğlu’nun Yönelişler dergisine uzanan bir koridor aralıyor. Hatta bas­kı tarihi 31 Eylül 1995 olan 3.sayıdaki makalede Yönelişler dergisine özel atıf yapmaktadır. “Yöne­lişler Türk şiirindeki en son gelişim, atılım ve sıç­rama sürecinin ana kaynağı olmuştur(s.1)” denir.

Aslında Deniz’in, İpek Dili’ni de bağladığı ve edebiyat dergiciliğimiz açısından Türkiye’de dü­şünce alanında “İslamcı” geleneği temsil eden ana hattan bahsederken Mavera’yı anmadığını hemen fark edeceksinizdir. Oysa genel algı ba­kımından bu tarihsel hat içerisinde Mavera der­gisi de sürekli vurgu yapılan bir yere sahip. Bu belki ayrı bir yazı, tartışma konusu olmakla be­raber Deniz’in, Türk şiirine katkısı bakımından Mavera’yı yeterli bulmadığı fikrine sahip oldu­ğunu belirtip geçelim. Bu açıdan sıralamada Edebiyat dergisinden sonra Mavera’ya ulaşılma­sı gerekirken ve genel olarak başka makalelerde böyle bir sıralama yapılırken Deniz, bu dergiyi atlayıp doğrudan Yönelişler’e uzanmakta. Zaten İpek Dili dergisinde Yönelişler’i çıkartan isim ola­rak şair Ebubekir Eroğlu’na özel bir önem yük­lendiği hemen anlaşılacaktır. Daha derginin bi­rinci sayısında (baskı tarihi 31 Mart 1995) ilk say­fadan yayınlanan “Tam Yanında Bir Soru” başlıklı şiirini mesela Osman Konuk, Ebubekir Eroğlu’na adamıştır. Yukarıda bahsettiğimiz 4. sayıda (bas­kı tarihi 30 Kasım 1995) İhsan Deniz’in kaleme aldığı “Özürlü Dergiler İftiharla Sunar: Şairsiz­lik Kaderimiz” başlıklı metnin sonundaki dipnot­ta da şu ifadeler okunur : “Keza Diriliş okulunun 80’lerdeki gözde şubesi saymakla güçlük çek­meyeceğimiz Yönelişler dergisi, Ebubekir Eroğ­lu gibi Türk şiirinin dünü ve bugününü iyi bilip hazmetmiş usta bir şairin ufuk açıcı tutumunun işlevselliği dolayımında, şiire yeni isimler, yeni verimler, yeni tatlar kazandırmıştır(s.3)”. Aralık 1997 tarihli 11. sayıda ise Eroğlu’nun “Modern Türk Şiirinin Doğası” isimli kitabı üzerine Coş­kun Ağra’nın uzun bir inceleme yazısını buluruz. 8.sayıda Alim Kahraman’ın “Bir Portre : Ebubekir Eroğlu” başlıklı yazısı yayınlanır. Ayrıca Üç Nok­ta dergisinin edebiyat birikimimiz adına önem­li toplamlara imza attığı çalışmalardan “80’ler” özel sayısında Cenk Gündoğdu’nun Deniz ile yaptığı söyleşideki şu ifadelerini de ekleyebiliriz : “Kendimi ‘Yönelişler’ şairi olarak görüyorum… Bu bağlamda gerek şiir dünyamın oluşmasında, gerek poetik beslenişlerimde ve gerekse tabiri caizse ‘dergi terbiyesi/disiplini/tecrübesi’ kazan­mamda Ebubekir Eroğlu’nun emeği ve katkısı­nı unutmam mümkün değildir… İşte Ebubekir Eroğlu, 80 döneminin ‘ruh mimarları’ndan biri ve en önde gelenidir(8)”.

Burada Necat Çavuş tarafından çıkartılan ve ha­zırlanış sürecinde İhsan Deniz’in de bulundu­ğu Bürde isimli dergiden de bahsetmek gerek­li. Nisan 1991 tarihinde çıkan ve toplam 4 sayı kadar yayın yapabilen dergide ürün yayınlayan çoğu ismin birkaç yıl sonra yeniden İpek Dili’nde bir araya geldiklerini görürüz. Dolayısı ile as­lında biraz evvel 1980 sonrası bazı şiir dergile­rinin birbirini takip eden tarihsel hatları içeri­sinde yer alan ama kendi paralel çizgisini koru­yan bir başka boylam çıkıyor karşımıza. O da Yö­nelişler Bürde İpek Dili hattı.. Mesela bir kısmı Yönelişler’de de ürünler yayınlayan İhsan Deniz, Necat Çavuş, Kamil Eşfak Berki, Mehmet Ocak­tan, Hüseyin Atlansoy, Ali Kamış, Cevdet Karal, Hasan Selami Binay gibi isimler hem Bürde’de, hem de ondan sonra yayınlanan İpek Dili’nde çı­kar karşımıza.

İpek Dili, Yönelişler dergisinden Bürde’ye ve ora­dan kendisine uzanan ve 1980 sonrası ortamın­da deneyimlenen bu tecrübenin izleğinde top­lam 15 sayı boyunca yayın yaptı. Tabloid boyda ve 4 sayfa olarak tasarlanan dergi küçük hacmi­ne rağmen önemli poetik metinler ortaya koy­du. Derginin 31 Mart 1995 tarihli birinci sayı­sında kapaktan yayınlanan ve sunuş metni ola­rak değerlendirebileceğimiz “İlk Söz…” başlık­lı yazı, İpek Dili’nin toplam 15 sayı boyunca şiir karşısında tutunacağı tavrını anlamak bakımın­dan önemli. Orada şöyle diyor Deniz : “Bugün Türkiye’nin (sözde) kültür ve sanat hayatı, ne ya­zık ki, diğer alanlarından pek de farklılık arz et­miyor: Kısır, cılız, düzeysiz, derinliksiz ve inkar­cı.. Özellikle son yıllarda önüne gelenin, büyük bir kolaycılıkla o albenili sözcük ‘sanatçı’ yaftası­na sarılıp sahiplendiği oranda da, bayağı.. Bizce, bu hafif tutumun kırılabilmesinin öncelikli yol­larından en başta geleni, tüm bu çirkin yapıp et­melere karşı, ‘has eserler’ oluşturmaktan, mese­la bu yayın faaliyeti bağlamında ‘has şiir’i öne çı­karmaktan ve buna imkan verebilecek kulvarları yeniden tanzim etmekten geçiyor… Söylemem bile fazla: Kalabalıkları hedeflemiyoruz! Ön yar­gısız, ön kabulsüz, tabulardan arınmış, rafine duygularla ‘estetik bir dünya’nın o zarif bünye­sinde soluk almak isteyenler, bize komşu ola­caklar. İpek Dili, estetik beğenileri gelişmiş, me­sela şiir için poetik bir arka plan oluşturmuş ya da bir şiir metninin iç çeperlerine nüfuz edebi­lecek duyarlılıklara sahip bir donanımı haiz in­sanlarla akrabalık kuracak, yalnızca. Bu bakım­dan, ‘kapımız herkese açıktır’ türünden popülist yaklaşım ve tutumları elinin tersiyle itiyor, İpek Dili. Zira, seçme ve seçmeci olacak!.. Aylık edebi­yat dergilerinin çoğunda gördüğümüz gibi, şii­rin ya da şiir üzerine bir denemenin dergi sayfa­larını kaplayan bir dolgu malzemesi olarak kul­lanılması türünden acıklı durumlarla karşılaşma­mak okuyucunun en tabi hakkı; elbet buna say­gı duyacak İpek Dili..”. Derginin bu ilk sayısından sonra logo, ikinci sayıda Onur Bayiç’in katkıları ile yenilendi ve doğrusunu söylemek gerekirse daha özgün bir kimliğe sahip oldu. Hem logo, hem de tasarımın, ikinci sayıdan son sayıya ka­dar bu çerçevede sürdüğünü belirtelim.

Aslında oldukça sade, abartısız bir tasarımdır bu. Görsel malzeme hiç kullanılmaz. Söylemek gerekirse, bir anlamda, şiirin ontolojik biçim­de öncelendiği, mevcut tasarım üzerinden oku­ra her açıdan hissettirilmeye çalışılmıştır. Dola­yısı ile ivmesi hiç düşmeyecek şekilde son sayı­ya kadar poetik metinlerin, şiir sorunları üzeri­ne çözümleyici yazıların yoğunluğu söz konu­sudur. –Yönelişler, Şiir Atı ve Bürde gibi dergile­rin içerisinde bulunmuş ve şimdi İpek Dili’nde yer alan bu isimleri dikkate aldığımızda-, 80’le­rin birikiminin farkında, bu birikimin meydana getirdiği istikameti bilen, şiirlerinin nereye git­mesi gerektiği hususlarında yerleşik kanaat ge­liştiren tutum ile öz, net, retorikten uzak, abartı­sız metinler sunduklarını da söyleyebiliriz. Şunu da eklemek mümkün.. 80 sonrası ismini saydığı­mız bu ana koridor dergilerde geçmiş on yıllar­da çok nadir görülecek düzeyde şiir metni üze­rine yoğun düşünme pratiği ile karşı karşıya ol­duğumuz görülecektir. Özellikle İhsan Deniz’in de içerisinde zaman zaman ürünleri ile yer al­dığı ve hatta bizatihi şiir kitabının basıldığı Şiir Atı dergisini bu açıdan anmadan geçmek müm­kün değil. Kanaatimce Şiir Atı, geriye çok önem­li bir birikim ve külliyat bıraktı. Dolayısı ile bütün bu dergi pratiğini yaşamış isimler, yeniden İpek Dili’nde toplandıkları vakit kendilerinden ev­vel ortaya konmuş eleştirel ve poetik eşiği dik­kate almadan yeni metin üretemeyeceklerinin mutlaka farkındadırlar. Bu yüzden çıktığı döne­mi dikkate alırsak İpek Dili’nin kendisi ile yakın zaman diliminde yayına başlamış çoğu dergi­den şiir ve poetik metin bağlamında daha ciddi adımlar attığını söyleyebiliriz.

Anmak gerekirse, derginin değişik sayılarında yayınlanan poetik metinler şunlardır: Ruhu Kol­layan Şiir (İhsan Deniz, Sayı 1), Şairin Hayatı/Şi­irin Hayatı (İhsan Deniz, Sayı 2), Şiir, Şair ve Ki­bir (İhsan Deniz, Sayı 3), Şiirin Aradığı,Şiirde Bu­lunan (İhsan Deniz, Sayı 4), Şiirimizin Kutsal Metinleri (Nevzat Çalıkuşu, Sayı 4), Poetikala­rın Anlatamadığı (Yılmaz Taşçıoğlu, Sayı 5), Şiir­sel Esinlenme (Edward D. Snyder, Çev: Cem Ya­vuz, Sayı 5), Şiirde Ses (Kamil Eşfak Berki, Sayı 6), Şiir Aktı Determine Edilebilir mi? (İhsan Deniz, Sayı 6), Şairin Yüzü (İhsan Deniz, Sayı 7), Şiir Dili ve Büyük Şiir Teraneleri Üzerine Birkaç Açıkla­ma (Ali Günvar, Sayı 7), Şiirin Beklediği/Şairden Beklenen (İhsan Deniz, Sayı 8), Anlamlılık ve Anlaşılırlık’a Doğru (İhsan Deniz, Sayı 9), Teori­de Günümüz Türk Şiirine Giriş (Alper Çeker, Sayı 9-10-11), Kendiliğindenlik, Orijin, Poetika, İçten­lik (Hüseyin Atlansoy, Sayı 10), Dilsel Bir Vicdan Olarak Şiir (Mustafa Muharrem, Sayı 11), Şiir ve Gerçeklik (Mustafa Muharrem, Sayı 12), Şiir, Di­lin Perçemine Takılmamak İçin (Mustafa Muhar­rem, Sayı 13), Son Elli Yıla Kuşbakışı (Nevzat Çalı­kuşu, Sayı 13), Çağcıl-Simülatif Şairin Kaz Olarak Portresi Ya Da Ağaç Nerede? (Cahit Irmak, Sayı 14), İmge ve İrkilme (Mustafa Muharrem, Sayı 14), Şiirde Dış Gerçeklik ve Metafizik Sorunu (Mehmet Ocaktan, Sayı 15), Dil İçin Bir Özgürlük Denemesi: Şiir (Halil Güney, Sayı 15)… Sıralama­sını verdiğimiz bu metin başlıklarının dışında da kısa poetik değinilerin yine değişik isimlerce za­man zaman yapıldığını ekleyelim. Ancak dergiyi taşıyan temel metinler bunlardır.

Salt, şiirin özüne yönelik bu kuramsal metinle­rin yanında yine çoğunu İhsan Deniz’in yazdı­ğı, mevcut şiir, edebiyat ve dergicilik ortamına ilişkin kendi durduğu yerden getirilen eleştirile­rin yer aldığı metinlerinden de bahsetmek ge­rekli. Bu eleştirilerin çoğunu son sayfada süre­li olarak yer alan “Şiir Muhiti” ve hemen dergi­nin ilk sayfasında yayınlanan “Söz” başlığı altın­da dile getirse de, kimi zaman bağımsız metin­ler şeklinde de okuruz. O yıllarda dergiyi takip eden genç bir isim olarak bu eleştiri metinleri katılıp-katılmadığım yönleri ile ilgimi çekse de, yıllar sonra kendime “İpek Dili’nde sana katkı su­nan metinler hangileridir” diye sorsam, yukarıda ilk sayıdan 15. sayıya kadar sıralamasını verdi­ğim kuramsal yazıları anarım hiç kuşkusuz. Ama yine de tarihe not düşülmesi bakımından bahsi geçen eleştiri metinleri şöyledir : Şiir, Dergiler, Köylülük vs. (İhsan Deniz, Sayı 3), Özürlü Dergi­ler İftiharla Sunar (İhsan Deniz, Sayı 4), Şiir Mu­hiti : Dikkat Yaz Geliyor, Şair Panayırları Başlıyor (İhsan Deniz, Sayı 6), Şiir Muhiti : Zencilere Has­ta, Beyazlara Düşman, Sarışınlara Mahkum (İh­san Deniz, Sayı 7), Şiir Muhiti : His Tacirliği (İh­san Deniz, Sayı 10), Köylülük Bir İdeolojidir (İh­san Deniz, Sayı 12), Şiir Muhiti : Şiir Kitabı Yayın­cılığının Görünmez Halleri (İhsan Deniz, Sayı12), Şiir Muhiti : Profesyonelliğin Sapma Noktasına Dair (Yasin Doğru, Sayı 14)… Bu yazıların birka­çına karşı eleştiriler geldi. Arşivimde konu ile il­gili iki kaynak mevcut. Birincisi Ülke dergisinde Osman Özbahçe(9)’nin, diğeri de Kırağı(10) şiir dergisinin karşı metni. Kırağı imzasıyla iki sayfa­lık bir yazı ile oluşturulan bu karşı metnin yanın­da, derginin 15 Ocak 1996-29 Şubat 1996 tarihli 16. sayısında Cevat Akkanat imzasıyla ikinci bir karşı metin daha yayınlandı.

Yazının girişinde de belirttiğimiz gibi İpek Dili’nin düzenli bir yayın periyodu olmadı. Kün­yede yer alan basım tarihlerini izleyerek han­gi sayının hangi tarihi taşıdığına ulaşılabilmek mümkündü ancak. Mesela 5. sayı Ocak 1996 ta­rihini taşırken sonraki 6. sayının aylar sonra Ma­yıs 1996 tarihinde çıktığını görüyoruz. 7. sayı ise hemen takip eden Haziran ayında yayınlanıyor. Kuşkusuz bir dergi için yayın periyodunun dü­zenliliği önemli. Bu hem okuru açısından, hem de dergiye yayınlanması amacıyla ürün gönde­ren şairler açısından haklı bir beklenti. Ancak ilk sayıdan, Ekim 1999 tarihinde basılan son 15. sa­yıya kadar İpek Dili böylesi bir düzenli çıkışı ger­çekleştiremedi. Gerçi birinci sayıdaki sunuş met­ninde Deniz “Yayın periyodu konusunda söy­leyeceğimiz şey, İpek Dili’nin kendini zamanın hapsedici ve zorlayıcı sınırlarıyla çevrelemeye­cek olmasıdır. Yani haftalık, aylık, iki-üç-dört (…) aylık, mevsimlik, yıllık değiliz. İpek Dili’nin yeni bir sayısının okuyucu(su) karşısına çıkması, her zaman ve daima bir olgunluk ve ortak paydala­rın oluşarak dile geleceği ışıklı dönemlerin ar­dından gerçekleşecek. Mesela, bir şiir veya de­neme gerçekten yayınlanması gerekiyorsa, ba­sılacak İpek Dili” dese de yerleşik algı, bir der­gi için her vakit belirli bir yayın periyodunun va­rolması gerektiği biçimindedir. Aşağıda ilk sayı­dan son sayısına kadar derginin basım tarihleri­ni veriyorum :

1. sayı 31 Mart 1995, 2. sayı Mayıs 1995, 3. sayı, 31 Eylül 1995, 4. Sayı 30 Kasım 1995, 5. sayı 31 Ocak 1996, 6. sayı Mayıs 1996, 7. sayı Hazi­ran 1996, 8. sayı Ekim 1996, 9. sayı Mayıs 1997, 10. sayı Ekim 1997, 11. sayı Aralık 1997, 12. sayı Mart 1998, 13. sayı Eylül 1998, 14. sayı Haziran 1999 ve 15. sayı Ekim 1999 tarihlerini taşır.

İpek Dili’ne şiirleri ve poetik metinleri ile katkı sunan başlıca isimler ise şunlardır : Osman Ko­nuk, Necat Çavuş, Mahmut Kanık, Hüseyin At­lansoy, Cem Yavuz, Nevzat Çalıkuşu, Mehtap Ça­lıkuşu, Kamil Eşfak Berki, Yılmaz Taşçıoğlu, Ali Kamış, Seyhan Arslan, Mustafa Efe, Adem Turan, V.B.Bayrıl, Mustafa Ruhi Şirin, Alper Çeker, Ali Günvar, Serap Ural, Hasan Hüseyin Kozak, Me­tin Güven, İsmail Aykanat, Mustafa Muharrem, Halil Güney, Cevdet Karal, Coşkun Ağra, Ali Bars­kanmay, Ethem Erdoğan, Hasan Selami Binay, Ali Doğru, Mehmet Ocaktan, Sedat Umran, Şa­fak Güzelyurt, Kemal Yanar… Basım tarihi Ekim 1999’u gösteren 15. sayıdan sonra dergi artık çıkmadı. Dolayısı ile mevcut yayınlanmış son toplam olan 15. Sayıda, kapanışa ilişkin ya da yayının durdurulduğuna yönelik bir not bulmak mümkün değil. Bu açıdan İpek Dili de, uzun so­luklu koşu amaçlayan çoğu dergi gibi kendi içi­ne dönük çeşitli gerekçelerle sessiz sedasız bir şekilde şiir, edebiyat ortamını 1990’lı yılların so­nunda terk etti.

Dipnotlar :

* Ka p a nmı ş D e rg i l e r An to l o j i s i , Ayraç Kitap Tahlili d e rg i s i n d e b a ş l a d ı ğ ım b i r ya z ı d i z i s i i d i . Ara l a r ı n d a Üç Çi­çek, Şiir Atı, Geniş Zamanlar, Kırağı, İnsan Saati, Poetika g i b i ö n eml i ya y ı n l a r ı n b u l u n d u ğ u to p ­l am 8 ka p a nmı ş d e rg i y i i n ce l e d im. B u ama ç l a ya z ı d i z i s i ­n i n b i r u za n t ı s ı b i ç imi n d e d ü ş ü n d ü ğ üm İpek Dili d e rg i ­s i i n ce l eme s i n i 9 i l e numa ra l a n d ı rd ım. B i r k i t a p p ro j e s i o l a ­ra k t a s a r l a d ı ğ ım b u i n ce l eme l e r i n d e vam e d e ce ğ i n i b e l i r t ­me k i s te r im. . ( S . K . )

1 – B u r s a’d a e d e b i ya t d e rg i c i l i ğ i n k ı s a t a r i h çe s i n e g i rd i ğ i m b u ra d a , teme l ya ra r l a nma ka y n a k l a r ım, İ l ya s D i r i n t a ra f ı n ­d a n h a z ı r l a n a n ve Yeni Türk Edebiyatı Araştırma­ları d e rg i s i n i n ( Tü r k Ed e b i ya t ı Va k f ı , O ca k-Ha z i ra n 2 0 0 9 ) 1 . s a y ı s ı n d a ve r i l e n “ Kü l t ü r-S a n a t – Ed e b i ya t -Ti ya t ro -Mu s ı k i ve Fo l k l o r D e rg i l e r i ( 1 9 2 9 – 1 9 9 0 ) ” a d l ı öze l ça l ı şma , Ce va t Ak ka n a t ’ı n 1 4 . B u r s a Ed e b i ya t G ü n l e r i çe rçe ve s i n d e s u nmu ş o l d u ğ u “ B u r s a’d a n Yo l a Çı ka n D e rg i l e r ” b a ş l ı k l ı te b l i ğ ve ke n d i k i ş i s e l a r ş i v imd i r.

2 – Kema l Ka r p a t, Osma n l ı ’d a n G ü nümü ze K iml i k ve İ d e o l o j i , Tima ş Ya y ı n l a r ı , 1 . B a s k ı , Ma y ı s 2 0 0 9 , İ s t a n b u l, Ek l e r B ö l ü ­mü n d e k i 2 . Ek ( s. 3 5 2 )

3 – Erd a l D o ğ a n , Ed e b i ya t ımı zd a D e rg i l e r, B a ğ l am Ya y ı n l a r ı , 1 . B a s ım, Ek im 1 9 9 7 , İ s t a n b u l, s. 2 0 9

4 – İ h s a n D e n i z , Üç No k t a , Öze l S a y ı : 8 0 ’ l e r, Ce n k G ü n d o ğ d u’nu n ke n d i s i i l e ya p t ı ğ ı s ö y l e ş i , B a h a r 2 0 0 7 , S a y ı 8 , s. 1 3 – 1 8

5 – İ h s a n D e n i z . S o n 2 0 Yı l ı n Mü h r ü. Ye n i Ş a f a k . 2 5 . 6 . 2 0 0 1

6 -Me hme t O ca k t a n . Yönelişler, Ma y ı s 1 9 9 0 , S a y ı 4 6 , s. 5

7 -Ha yd a r Erg ü l e n . 8 0 ’ l i Yı l l a r Ş i i r i ve Ş a i r l e r i Üze r i n e On İ d d i a . D e f te r. K ı ş 1 9 9 2 . S a y ı 1 9 . s. 6 0

8 – İ h s a n D e n i z . Üç Nokta. Öze l S a y ı : 8 0 ’ l e r. B a h a r 2 0 0 7 . S a y ı 8 . Ce n k G ü n d o ğ d u’nu n ke n d i s i i l e ya p t ı ğ ı s ö y l e ş i . B a ­h a r 2 0 0 7 . S a y ı 8 . s. 1 4

9 – Osma n Öz b a h çe, Ş i i r Ce n n e t i , Ülke, 2 1 Temmu z 1 9 9 6 , S a y ı 7 , s. 2 3

1 0 -Kırağı, 3 0 Ka s ım 1 9 9 5 – 1 5 O ca k 1 9 9 6 , S a y ı 1 5 , s. 2 – 3

Etiketler
Devamı

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı