Sibel Akın – Ayin

Sibel Akın – Ayin

Yukarıda bir koro eskileri anarak
Öte zaman seslerini çağırıyor ayine
Topraktan ödünç alınmış hüzün notalarıdır
Liğme liğme edilmiş en yabanıl hazları
Tütsülenmiş o seste belki en çok
Hicrandır dokunan bize
Meleklerin gövdesine yapışıkmış gibi duran lir
Tellerinden koparıp aldığın kekremsi tını
Soğuk nefeslerini çağırıyor ayine

Bir bilsen nasıl da ürkekti Olimpos tanrıları
Ortalıkta bırakılmış mezmurları yağmalarken sessizce
Kelam bir tereddüt resmigeçidi
Kurbanlar tanrılardan habersiz
Bu kadar bedbaht olmamıştı daha önce hiç kimse
Bu kadar bedel biçilmemişti
Aydınlık bir seraba sarıp soluklanmış geceye
En siyah melankoli bu dağınık ayinin
Kucağında bölüşülen sancısı
Adaklar mum gibi eriyor biteviye
Ak kanatları günahı gölgeleyen binitimiz
Aşk bizim
Safları sımsıkı tutan pervane yangınını
Körükleyen bir neyzen nefesine dönüyor rüzgar
Esmesi eteklerinde zamanı savuran semazen gibi bilgiç
Sikkeye dolanmış şekeraviz destarın
Kafeslerini çağırıyor ayine

Aklın dümenini kıran ayetler
Hangi biriniz peyderpey inerken karışmadınız
Göğe ağan o keşmekeşine ayinin
Ardına kadar açık kapılar, pencereler
Koro dört kitabın manasını heceliyor, tanrılar
Son derece küskün, kulsuz ya da efendisiz
Şimşekler yağdırıyor boş yere
Sezgi en cömert sofrasını serecek bu sefer
Biz perişan aklın kör kılavuzluğunda yalnız
Biz gönül kapısını zorlarken umarsızca

Yukarıda bir koro eskileri anarak
En bıkkın heveslerini çağırıyor ayine.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>