Dosyaİbrahim Demirci Dosyası

Ulvi Kubilay Dündar – Bir Özge Vadi

Ulvi Kubilay Dündar – Bir Özge Vadi

“Zor olan
İnce yaşamaktır kardeşlerim.”

diyor İbrahim Demirci Ağabey, 1981 yılının Kasım ayında yayımlanan Yanıklar kitabında. Aylardan yine Kasım; aradan tam otuz üç yıl geçmiş.Tek el tespih adedince bir sene ve ömür. Şöhretten ber’i, her tanesinde ayrı bir vasıf.

Zor olana talip olmuş ve şiiri üzere ince yaşayan tevazu abidesi. Kanatlarına zamanı sırtlanmış, yoluna iz bırakarak devam eden bir güzel suret. Kendi hayatının şiirini yazan dil burcunda bir sancaktar. Yollarımızın kesiştiği noktada yolumuza yön veren bir güzelleme…

Ne kadar da çok şey öğretti tavrıyla, duruşuyla bize.

“Başaracağız bir gün/Susuşu anlatmayı
Söz yapmayı sesleri/O bilge nakışları” demiyor mu zaten.

Dipten akan bir ırmak. Onunla konuştuğunuzda duyarsınız derinden çağıldayan bu ırmağın sesini. Bazen konuşmasına yansır, bazen de sükutuna bu hal. Sesleri söz yaparak; ince ince, ilmek ilmek dokur. Tane tane, yormadan, yorulmadan anlatır. Sözlerden kuş yapar uçurur gönlünden gönüllere. İş(ç)ine bakar her daim. Usanmadan yürür de yürür; kavşaklara takılmadan, dönemeçlere sapmadan, uçurumlardan korkmadan. Memnun, tevekkül ehli, Mü’min bir adam.

Kendisinden yaşça küçük bir ağabeyimize kendisi de ağabey deyince bizim şaşkın bakışlarımızı görüp, hepimizin ağabeyi diyerek insana ve gönle olan hürmetini aşikâr edecek kadar mütevazı.

Mehmet Harmancı Hocanın mahdumu olduğunda, Memleket Edebiyat dergisi yeni çıkacaktı. Edebiyat mı önce , yoksa hayat mı derken kendimizi hocanın yanında bulduğumuzda İbrahim Ağabey, gördünüz mü hayat edebiyatın önünde, derken aslında hayata bakış açısını da gösteriyordu bize. Sireti suretinde bir bozkır dervişi. “Uçurumlar uzmanı/ İnsan ustası.” Hakikat arayışında uçurumlar ustası.

Zamanın sesinin, renginin sabırlı takipçisi.

Güzelliğin sabırla inşa edildiğini bilir ve öğretirdi; sabrı, susmayı, görmeyi bize öğrettiği gibi.

Sınır değil yol çizer; çocuklarına, dostlarına, hayatına… yola yoldaş eder.

Bilgiye ve okumaya olan muhabbeti hayatından bir parçadır.

Yazdıklarını kutsamaz, yaptığı işi en son işi gibi yapar. Hayatında da, eserlerinde de her daim naiftir.

Coşkuyla yürüyüşünü kimse durduramaz, marşını yürürken bestelemiş, kendi hayatının şiirini bundan tam kırk yıl önce söylemeye başlamıştır.

Bahara donanmış bir dağ gibi mütecessim ve heybetli; her ne kadar şimdilerde başında karlar olsa da.

Doğrusu bizi müthiş kucaklamıştır.

Etiketler
Devamı

Ulvi Kubilay Dündar

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı