Dede DosyasıDosya

Vural Kaya – Dedemi Anlatmak…

Vural Kaya – Dedemi Anlatmak…

Dedem doksan dört yaşında…Çocukluğu her Anadolu çocuğu gibi yokluk içinde geçmiş. Bir ağa oğlu olsada yokluk içinde geçmiş gene de… Çünkü babası savaştan kaçmayan çocuklar daima yoklukla tanışmaya mahkum çocuklardır o yıllarda. Çocukluk günleri babasının Çanakkale’de cenk ettiği zamanlara rastlar. Ömer oğlu Hasan namlı genç ihtiyar; yani dedem…

Babası memleket kurtarılırken yahut memleket için harp edilirken zeytinyağı kaçakçılığı

yapmamış munis bir Anadolulu… Buğday tenli,mavi gözlü olsa da kara yağız Türkmen yerleşiği;Torosların yetim, biçare siması; tarihin sessiz nabzı, natıkası çağlayan bir muhteşem yarendir dedem…

Babası cephede savaşan çocukların türküsü başka yanık söylenir bizde. Babası cephede şehit düşenlerin ise daha da başkadır türküsü…Ömer oğlu Hasan namlı dedem, çocukluk zamanlarında yaşadığı sendromu cepheden gazi olarak dönen babası Ömer Efendi’nin biricik oğlu olması hasebiyle erken atlatır.Cepheden bir ayağını yitirerek dönen babası Ömer Efendi bundan böyle artık Topal Omar Ağa olarak namlanacaksa da dedem için sevindiricidir çünkü babalar ölmeden daha çok babadır her çocuk için. Çocuktur ve hamd etmiştir babasının sağlığına; bu eşsiz varlığın şükrü ile agah olan bir sahici karakter olarak geçici alem fotoğrafhanesinde bundan böyle yerini almıştır dedem…

Cumhuriyetin ilk ilkokul mezunlarındandır…İlkokulun üç sene olduğu yıllar… Okuma yazması olanın ayrıcalıklı olduğu yıllara bu unvanla Milli Şef dönemlerine ilk gençliğiyle birlikte geçiş yapacaktır dedem. Halkın geleceğinin ve geçmişinin üzerinden buldozer gibi geçmiş olan harf inkılabının ilk meyveleri olarak ilkokullar… Ve buradan mezun dedemin hiç değilse bir mektup bari okuyabiliyorduk diye geçmişi yâd edişi. Oysa ki harf devrimi olmasa okuma yazma oranı daha yüksek olan ülkemin uzun yıllar yoklukla karışık cahilsiniz ithamını sükunetle karşılayışı… Acı, trajikomik fakat farkındasız zamanlar işte…

Askerlik dönemi Milli Şef dönemidir. Muğla’dajandarma olarak askerliğini tam dört sene de tamamlar. Askerlik anıları içerisinde hep dövdüğü halk vardır; çünkü dönem odur.Jandarma herkesi dövebilir…

Askerlik sonrası dedem, memlekete döner dönmez, çiftçiliğe başlar. Babası Çanakkale Gazisi Topal Omar Ağa’nın dokuz hatunundan yani ki farklı zamanlarda evlendiği eşlerinden olma bir tek oğlandır. İlla babanın yanıdır yurt tutacağı yer.

Kırk yaşına kadar dinden imandan ortalama bir Anadolu duyarlığı kadar haberdardır. Kırk yaşından sonra Kur’an okumasını geliştirir.Kur’an’dan belli sureleri hıfzetmeye başlar.Bugün fazla miktarda Kuran’dan sure ezbere bilir. Ayrıca çocukluğumdan beridir dedem denilince aklıma gelen şey şudur: Sabah namazından sonra o davudi sesiyle bahçesindekurulup yüksek sesle Kur’an okuması… Bu beni daima etkiledi etkilemeye de devam edecek.Ayrıca Eşrefoğlu Rumî, Yunus Emre, Niyazi Mısrî okur aklına düşende… Kadirî tarikatına bağlı Uşşakî dergahına bağlıdır. Bundan haz duyuyor; haz duyabilmeyi ben de isterdim doğrusu.Yaşadığı hayatın bir alnından haz duyuyor olabilmek ayrıcalıklı hayatlar içindir bence…

Dedem bugün hala yaşıyor; uzun ömründe en çok nasihat verici yanı; gam ve kederin itinalı kullanılabilirliğidir. Bunu daima iyi kullanmış dedem; gam ve kederi dünyevileştirmemiş mümkün olduğu kadar. O aralığa hükmetmeyi bilmiş.

Allah bereketli uzun ömürler versin diliyorum.

Etiketler
Devamı

Vural Kaya

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı