ÇeviriŞiir

William Butler Yeats – Benlik ve Ruhun Diyaloğu

William Butler Yeats – Benlik ve Ruhun Diyaloğu
Çeviri: Elif Nihan Akbaş

I.

Ruhum. O uğultulu, eski basamaklara çağırıyorum seni.
Canla başla sarıl o dik yokuşa
Yıkılmış, harap kale burcuna
Yıldızların aydınlattığı ürpertici havaya
Saklı göleti işaret eden yıldıza.
Avare dolaşan ne kadar düşünce varsa
Düşüncenin doğduğu o yere topla.
Kim ayırabilir ki karanlığı ruhtan?

Benliğim. Sato’nun bıçağı dizlerimdeki.
Dizlerimde yatan hâlâ o.
Ustura keskinliğinde hâlâ ve hâlâ ayna gibi.
Asırların eskitemediği bir ayna.
O çiçek işlemesi, yuvarlak ve ipekten hani,
Koparılmış saraylı bir leydinin elbisesinden
O paramparça, yaraları sarılmış ahşap kının
Üzerinde duruyor hâlâ rengi solmuş süsleme.

Ruhum. Çoktan ardında bırakmış en güzel günlerini.
Neden hep aşkın ve savaşın en cafcaflı anlarını hatırlar
Böyle bir adamın muhayyilesi?
Muhayyilenin dünyayı hakir gördüğü,
Ve zihnin bir ona, bir buna ve derken şuna konup durduğu
O en eski geceyi düşün.
İnsanı ölüm ve doğum cinayetinden kurtarabilecek o geceyi.

Benliğim. Ailesinin üçüncü çocuğu Montashigi,
Beş asır evvelinde biçimlendirdi bunu.
Hangi işlemeden çıkıp geldiğini bilmediğim
Çiçeklerle ilgiliydi -kalbin erguvani rengi-
Ve günün anısına,
Kuleye karşı dizdiklerim,
O gecenin simgesiydi.
Bir asker gibi diretti almakta,
O suçu bir kez daha işleme hakkını…

Ruhum. Bunca doluyken orası, taşar.
Dolar zihnin havuzuna.
Hani insanın sağırlıktan ve dilsizlikten ve körlükten mustarip olduğu
Zira bilmez artık zihin,
Gereklilikten mi yoksa malumdan bilen mi-
Demem o ki, Cennet’e yükseliş.
Yalnızca ölüler affedilebilir.
Ama bunu düşündüğümde, taşlaşıyor dilim.

II.

Benliğim. İnsan kördür yaşarken ve kendi düşüşünü içer.
Ne çıkar kirliyse hendekler?
Ne çıkar her şeyi sil baştan yaşasam?
Çocukluğun meşakkati; Çocukluktan yetişkinliğe
Dönmenin kederi;
Tamamlanmamış insan ve onun acısı,
Yüz yüze getirir kendi beceriksizliğiyle insanı.

Düşmanları arasında tamamlanmış bir adam-
Tanrı aşkına, nasıl kaçabilir
Hor kullanılmış ve deforme olmuş biçimden?
Kötücül gözlerin aynası,
Yakalar sonunda gözlerini.
Kendi şekli olmalı sanır gördüğünü
Ve neye yarar ki kaçmak
Karakışta bulacaksa onu şerefi?

Yaşanan ne varsa, hoşnudum bir daha yaşamaktan
Ve hatta bir kez daha, kör bir adamın mezarının dibinde,
Kurbağa yumurtalarının yanında sonlanacak bir yaşam olsa da
Kör adamları döven kör bir adamın…
Ya da olup olabilecek en doğurgan mezarda.
Onun ruhuna aşina olmayan gururlu bir kadına kur yapan
Adamın ahmaklığı bu.
Yahut katlandığı ahmaklık.

Hoşnudum kaynağına dek izlemekten,
Eylemde olsun, düşüncede olsun her olayı.
Çok düşünüp taşındım, çok bağışladım kendimi!
Söküp attıkça pişmanlığı içimden,
Bir ferahlık yayılıyor kalbime.
Gülmeliyiz ve şarkılar söylemeliyiz.
Her şey kutsuyor bizi, bak.
Neye baksak kutsanmış.

William Butler Yeats:(1865 -1939)
Dublin doğumlu İrlandalı şair.1923 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne lâyık görüldü.

Etiketler
Devamı

William Butler Yeats

Yazara ait tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker